İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/9633 K.2025/16009

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından…

Esas2025/9633Karar2025/16009Tarih25 Kasım 2025Okuma5 dk · 1.009 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2025/9633 E., 2025/16009 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Kasım 2025
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1386 E., 2025/318 K.
İlk derece mahkemesi
... 9. İş Mahkemesi
Sayısı
2020/44 E., 2022/171 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.009 kelime·5 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 4/a sicil numarası ile çalıştığını ve primlerinin yatırıldığını, 01.12.2016 tarihi itibariyle de 4/a günlerinden dolayı yaşlılık aylığı almaya başladığını, Ağustos 2020 tarihi itibariyle de maaşının kesildiğini, maaşının kesilme gerekçesi olarak davalı Kurumca, işyerinde son 359 gün iptal edildiği için yaşlılık aylığının iptal edildiğinin belirtildiğini, davacıya yapılan ödemelerden dolayı yersiz ödeme olarak 61.404,94-TL'nin iadesinin istenildiğini, iptal edildiği belirtilen işyerinin ... isimli kişiye ait bir iş yeri olduğunu,

davacının bu iş yerinde 04.12.2013 – 29.01.2016 tarihleri arasında fiilen çalıştığını, ancak davalı Kurum tarafından davacının 01.01.2015-29.01.2016 tarihleri arasındaki 359 günlük çalışmasının fiili çalışma olmadığının belirtildiğini, bu nedenlerle davacının 01.01.2015-29.01.2016 arası dönemdeki çalışmanın fiili ve gerçek olduğunun tespitine, davacının iptal edilen yaşlılık bağlanmasını dava ve talep etmiştir.

II.CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 21.05.20 20... /MKI/40 sayılı denetim raporunda ... ünvanlı iş yerinden bildirilmiş olan 01.01.2015-29.01.2016 devresi arasında bildirilmiş olunan SSK hizmetlerinin fiili çalışmaya dayanmadığından dolayı iptal olması gerektiğinin bildirilmiş olması nedeniyle 359 gün hizmetin iptal edildiğini, bu nedenle iptal edilmiş olan 359 gün hizmet gözönüne alınarak 506 sayılı Kanun'un 81/B-C kapsamında 5247 gün üzerinden aylık bağlandığını, 359 gün hizmet iptali sonrası aylık bağlanma şartlarının sağlanmadığı anlaşılmış olduğundan dolayı emekli maaşının kesildiğini, müvekkili Kurumun gerçekleştirdiği işlemin hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçelerinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, temyizen bozulmasını istemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

C. Değerlendirme ve Sonuç

Uyuşmazlık, yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile kesilmesine ilişkin Kurum işlemlerinin iptaline ilişkindir.

1.Somut olayda; 01.06.1964 doğumlu davacının sigortalılık başlangıç tarihi 02/1982 dönemi olup, 506 sayılı Kanun kapsamında 4706 gün prim ödeme süresi bulunmaktadır. Davacıya 01.12.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmıştır. Ancak Kurum tarafından gerçekleştirilen denetim sonucunda, 506 sayılı Kanun kapsamında bildirilen toplam 359 günlük sürenin gerçekte fiili bir çalışmaya dayanmadığı anlaşılmış ve bu süreye ilişkin hizmet bildirimleri 24.09.2020 tarihinde iptal edilmiştir. Bu iptal işlemi sonrası, davacının prim gün sayısı 4706 güne düşmüş olup, davacının 4/a kapsamında bağlanan yaşlılık aylığı iptal edilmiş, yaşlılık aylığı bağlanamamıştır.

2.Davacı, davalı ... tarafından tesis edilen sigortalılık kaydının ve bu kayda bağlı olarak bağlanan yaşlılık aylığının iptaline ilişkin işlemlerin hükümsüzlüğünün tespiti ile Kuruma karşı herhangi bir borcunun bulunmadığının belirlenmesi istemiyle dava açmıştır. Yargılama sürecinde, davacı taleplerini açıklayarak, mevcut durumda geçerli olan sigortalılık süreleri esas alınarak kendisine yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini de talep etmiştir. Ancak İlk Derece Mahkemesi, yaptığı değerlendirme sonucunda davacının taleplerini yerinde görmeyerek davanın tümden reddine hükmetmiştir.

3.Yaşlılık aylığı tahsisi, sosyal güvenlik hukukunda sigortalının belli prim günü, yaş koşulunu ve sigortalılık süresini tamamlaması ile hak kazanabileceği bir aylıktır. Bu aylığın bağlanması için gereken koşullar, Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) yapılan başvuru tarihine kadar tümüyle gerçekleşmemiş olabilir. Ancak hukuk uygulamasında, açılan davaların yargılama sürecinde bu koşulların tamamlanması halinde, Mahkemelerin bu gelişmeleri dikkate alması mümkündür. Çünkü Sosyal Güvenlik Hukukunda amaç, hak sahiplerinin korunması ve mağduriyetlerin önlenmesidir. Bu nedenle mahkemeler, tahsis şartlarının tamamlandığı bir tarih ortaya çıktığında, bu tarihi esas alarak karar vermelidir.

4.Anayasa'nın 141. maddesi, yargının görevlerinden biri olarak davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını emretmektedir. Bu anayasal ilkeye göre mahkemeler, gereksiz biçimde davaları uzatmamalı ve gereksiz masraflara yol açmamalıdır. Bu düzenleme, vatandaşların adil yargılanma hakkı ve hukuki güvenlik ilkesinin bir gereği olarak yargının sorumluluğuna yüklenmiştir. Özellikle sosyal güvenlik uyuşmazlıklarında, yargının süratli ve etkin karar vermesi hak sahiplerinin korunması açısından ayrı bir önem taşır. Çünkü yaşlılık aylığı gibi sosyal hakların gecikmesi, bireylerin ekonomik ve sosyal durumlarını doğrudan etkileyebilir.

5.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30. maddesi de hâkimlerin, yargılamayı kabul edilebilir bir süre içinde, düzenli bir biçimde yürütmekle ve gereksiz gider yapılmasını önlemekle yükümlü olduğunu açıkça hükme bağlamıştır. Bu yükümlülük, sosyal güvenlik davalarında daha da büyük bir önem taşır. Zira sosyal güvenlik sisteminin temel amacı, toplumsal risklere karşı bireylerin korunmasıdır. Hâkimin yargılamayı gereksiz yere uzatmaması, özellikle tahsis şartlarının yargılama aşamasında gerçekleşmesi halinde kararlarını bu durumu gözeterek vermesi, hukuk devleti ilkesinin doğal bir sonucudur.

6.Sosyal güvenlik hukukunun temel prensipleri arasında sosyal koruma, dayanışma, sosyal denkleştirme ve zorunluluk ilkeleri yer alır. Bu ilkeler doğrultusunda sosyal sigortalar, bireyin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel haklarının da güvence altına alınmasını hedefler. Dolayısıyla yaşlılık aylığı gibi sosyal haklara erişimin önünde gereksiz bürokratik veya yargısal engellerin bulunması, bu sistemin özüne aykırıdır. Mahkemeler, sosyal güvenlik hukuku ilkelerini gözeterek karar vermek ve sosyal risklere karşı bireyleri koruyan mekanizmanın etkin işlemesine katkı sağlamakla yükümlüdür.

7.Sonuç olarak, yaşlılık aylığı tahsis davalarında tahsis koşullarının yargılama aşamasında gerçekleşmesi durumunda, Mahkemelerce bütün şartların sağlandığı tarihi izleyen aybaşından itibaren aylığa hak kazanıldığının tespitine karar verilmesi gerekmektedir. Bu yaklaşım hem Anayasanın ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun öngördüğü yargılamanın sürati ve etkinliği ilkesiyle hem de sosyal güvenlik hukukunun bireyi korumayı amaçlayan yapısıyla uyumludur. Aksi bir uygulama, hak sahiplerinin mağduriyetine yol açar ve sosyal güvenliğin sağladığı anayasal güvenceleri zedeleyebilir.

8.Mahkemece, davacının doğum tarihi ve sigorta başlangıç tarihi dikkate alınarak, 506 sayılı Kanun’un geçici 81/C maddesi uyarınca tahsis koşullarının irdelenmesi ve varlığı halinde tahsis talep tarihini takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanabileceği gözetilmesi gerekirken, eksik araştırma ve değerlendirmeyle hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/9633, K. 2025/16009, 25 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I.dava
  4. Iı.cevap
  5. Iıı.ilk Derece Mahkeme Kararı
  6. Iv.istinaf
  7. V.temyiz
  8. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  9. B. Temyiz Sebepleri
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9633
Karar No
2025/16009
Tarih
25 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2025/9635 K.2025/15294
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2025/9637 K.2025/15599
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/9637 K.2025/14546
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/9637 K.2025/14497
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/9638 K.2025/14547
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/9642 K.2025/15074

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.