KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2007/4476 E., 2010/2580 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Sahte çek düzenlemek
- Hüküm
- 5237 SK nun204/1, 204/3, 43/1, 62, 53/1-2, CMUK nun 326/son, 4 yıl hapis-620 YTL APC
Karar Metni
508 kelime·3 dk okuma
I-Sanık hakkında nüfus cüzdanında sahtecilik suçundan açılmış kamu davasının 4616 sayılı Yasa uyarınca ertelenmesine dair mahkemenin 10.10.2002 gün ve 2001/9 Esas 2002/227 Karar sayılı ilk hükmünün temyiz edilmemesi nedeniyle kesinleştiği gözetilmeden, aynı suç nedeniyle yeniden kurulan hüküm hukuken geçersiz ve yok hükmünde olduğundan, dolandırıcılık suçundan ise gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına dair kararın temyiz edilmesinde hukuki yararı söz konusu olmadığından, sanık adına müdafiinin anılan suçlar yönünden vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK nun 317 maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sahte çek düzenlemek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçundan sanığın mahkümiyetine ilişkin hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak;
5252 Sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca lehe yasa belirlenirken suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 Sayılı TCK ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK’ nun ilgili tüm hükümleri ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılmasında, 765 Sayılı TCK. nun 342/1, 59/2 ve 5237 Sayılı TCK. nun 204/1, 62. maddeleri gereğince hükmolunan sonuç cezalar eşit ise de.
5237 Sayılı TCK’ nun uygulanması durumunda hapis cezasına mahkümiyetin doğal sonucu olarak anılan yasanın 53. maddesindeki hak yoksunluğunun da uygulanması nedeniyle 5237 Sayılı TCK. nun aleyhe olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayı Yasanın 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasının 3/b bendindeki “5237 Sayılı TCK.nun uygulanmasına ilişkin ibarelerin çıkartılarak,
yerlerine “765 Sayılı Yasanın 342/1 ve 59/2. ile 647 Sayılı Yasanın 4 ve 6.” ibarelerinin yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Denizli 5. Noterliğinin 18.03.1999 tarihli imza sirküleri de kullanılarak çek hesabı açtırmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçundan sanığın mahkümiyetine ilişkin hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarına gelince;
1412 Sayılı CMUK. nun 257.
(5271 sayılı CMK.nun 225) maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, 17.08.1998 tarihli iddianame ile kamu davasının, “dolandırıcılık suçundan”, 12.04.2002 tarihli ek iddianame ile de kamu davasının, 26.04.1999 tarihli sahte çekin düzenlenmesi suretiyle “resmi belgede sahtecilik ve nüfus cüzdanında sahtecilik” suçlarından açıldığı gözetilmeden, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin dosya kapsamına uygun bulunmayan 17.10.2005 tarihli bozma ilamına itibarla, dava konusu yapılmayan,
“Denizli 5. Noterliğinin 18.03.1999 tarihli imza sirküleriyle çek hesabı açtırmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçundan” sanığın mahkümiyetine hükmolunup, sanık hakkında dolandırıcılık suçundan açılmış olan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verildiği de nazara alınmadan kazanılmış hak nedeniyle, dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan mahkümiyetine dair ilk hükmün sanık lehine olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2007/4476, K. 2010/2580, 10 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama