KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2007/4742 E., 2010/3699 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık-sahtecilik
- Hüküm
- ...: Sahtecilik suçundan: TCK 204/1, 43/1, 62/1, 53/1 maddeleri gereğince; 2 yıl 1 ay hapis ve yasada sayılı haklardan yoksun bırakılmasına.
Karar Metni
682 kelime·3 dk okuma
Dolandırıcılık suçundan: TCK 157/1, 168/1, 62/1, 52/1-4, 53/1 maddeleri gereğince; 1 yıl 1 ay 10 gün hapis ve 5.000.00 YTL adli para cezası ve ve yasada sayılı haklardan yoksun bırakılmasına., ...: Sahtecilik suçundan: TCK 204/1, 43/1, 62/1, 53/1 maddeleri gereğince; 2 yıl 1 ay hapis ve yasada sayılı haklardan yoksun bırakılmasına. Dolandırıcılık suçundan: TCK 157/1, 168/1, 62/1, 52/1-4, 51/1, 53/1 maddeleri gereğince; 1 yıl 1 ay 10 gün hapis ve 5.000.00 YTL adli para cezası, erteleme aynı süre denetim süresine tabi tutulmasına ve ve yasada sayılı haklardan yoksun bırakılmasına., ...: Sanığın TCK 223/2 maadesi gereğince BERAATİNE.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.02.2007 gün, 46/39 ve 29.05.2007 gün, 114/113 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı CMK.nun 232. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, hüküm fıkrasında kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığı, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerektiği, aynı Kanunun 34. maddesinin 2. fıkrasında da, kararlarda başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekillerinin gösterilmesinin zorunlu olduğu, yerel mahkeme kararında ise, başvuru şekillerinin gösterilmediği anlaşıldığından, katılan şirket temsilcisinin, 20.02.2007 havale tarihli vaki temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
I-Elde edilen delillerin sanık ...’ın “nitelikli dolandırıcılık” suçundan hükümlülüğüne yeter nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan şirket temsilcisinin suçun sübuta erdiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle adı geçen sanık hakkındaki anılan hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Sanıklar ... ve ... müdafilerinin, adı geçen sanıklar, katılan şirket temsilcisinin ise, tüm sanıklar hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 24.03.1998 gün, 50/105, 01.06.1999 gün, 137/146, 10.10.2000 gün, 175/193, 23.10.2001 gün, 226/227 ve 30.05.2006 gün 173/145 sayılı kararlarında ve benzer nitelikteki içtihatlarında açıklandığı üzere.
5271 sayılı CMK.nun 225. maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, bir olayın açıklanması sırasında başka bir fiilden bahsedilmesi o konuda da dava açıldığı anlamına gelmeyeceği, Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının 18.07.2006 gün ve 5336/1944/162 sayılı iddianamesi ile,
sanıklar ... ve ...’in, ...ve ... isimlerine düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanlarını kullanmak suretiyle kendilerini bu kişilermiş gibi tanıtıp, bu isimlere göre düzenledikleri 18 adet bono ve iki adet sözleşme ile katılan şirketten alışveriş yaparak dolandırıcılık suçunu işledikleri ve diğer sanık ...’ın ise bu suça iştirak ettiğinden bahisle kamu davalarının açıldığı, aynı iddianamede sahtecilik suçundan ayrı bir soruşturmanın yürütüldüğünün belirtildiği,
iddianamede tavsifi yapılan dolandırıcılık suçu ile bağlı kalınarak yargılamaya devamla karar verilmesi gerektiği, anlatıma göre, “resmi belgede sahtecilik” suçundan açılmış dava bulunmadığı gözetilmeden, iddianame dışına çıkılarak dava konusu yapılmayan “resmi belgede sahtecilik” suçundan, sanıklar ... ve ...’in mahkûmiyetlerine, sanık ...’ın beraatine hükmolunması,
III-Sanıklar ... ve ... müdafileri ile katılan şirket temsilcisinin, adı geçen sanıklar haklarında “dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar ... ve ... müdafilerinin suçun sübuta ermediğine, eksik inceleme sonucu karar verildiğine, katılan şirket temsilcisinin sanıklara daha fazla ceza verilmesi gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Sanıklar ... ve ...’in, kamu kurumlarından olan nüfus müdürlüğünün maddi varlıklarından sayılan, ...ve ... isimlerine düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanlarını kullanmak suretiyle kendilerini bu kişilermiş gibi tanıtıp, bu isimlere göre düzenledikleri 18 adet bono ve iki adet sözleşme ile katılan şirketten alışveriş yaparak dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia ve kabul olunması karşısında, eylemlerinin 5237 sayılı TCK.nun 158/1-d maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Yasanın 157. maddesi ile uygulama yapılarak eksik ceza tayini,
Yasaya aykırı,
2-Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi gereğince, sanıklar ...ve ... hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2007/4742, K. 2010/3699, 1 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama