KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2007/8089 E., 2010/4741 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Sahtecilik
- Hüküm
- a. 765 SK 342/2, 59; CMUK 326 m. uyarınca 711 YTL apc.
Karar Metni
458 kelime·2 dk okuma
b. 765 SK 351, 72; 647 SK 4, 5, 6 m. uyarınca 717 YTL sonuç olarak 1428 YTL apc.
I- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Yasanın 9.maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “gerçeğe aykırı sahte nüfus cüzdanı değiştirme belgesi düzenlettirmek” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu,
suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 19.10.2001 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2.maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
II- Sanık müdafiinin “sahte mahkeme ilamı çıkartmak” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyizine gelince:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47-43 sayılı kararında da açıklandığı üzere sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek sonuç olarak hükmolunan “711.00 TL adli para cezasının” sabit kabul edilen eylemin asıl cezası olmadığı ve hükmolunması gereken asıl cezanın süresi nazara alındığında 5271 Sayılı CMK.nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşıldığındanbozmaya uyularak, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Sanığın, abisi “...” sahte kimliğini kullanarak açtığı “isim tashihi” davasının Pazarcık Asliye Hukuk Mahkemesi’nce kabul edilmesi sonucu 16.10.2001 tarihinde kesinleşen ilamın düzenlenmesini sağlamak şeklinde gerçekleşen eyleminin “kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgede sahtecilik” suçunu oluşturduğu,
bu suçun yaptırımı 765 sayılı TCK.nun 342/2. maddesine göre 4 yıldan 10 yıla kadar hapis iken, 5237 sayılı TCK.nun 204/1-3. maddeleri uyarınca 3 yıldan 7 yıl 6 aya kadar hapis cezası olarak öngörülmesi nedeniyle 5237 sayılı Yasanın lehe olduğu gözetilmeden kazanılmış haktan bahisle yazılı şekilde 765 sayılı TCK.nun lehe kabulü yasaya aykırı ise de;
sanığın ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı da gözetilerek yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan 765 sayılı TCK.nun 342/2. maddesi yerine 5237 sayılı TCK.nun 204/1-3, 4 yıl hapis cezası yerine 3 yıl,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2007/8089, K. 2010/4741, 26 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama