KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2007/8635 E., 2010/1930 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
- Hüküm
- 5237 s.y.TCK.md.204/1,204/3,62,53 ( 2 yıl 6 ay hapis cezası
Karar Metni
517 kelime·3 dk okuma
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın türü ve süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verildikten sonra, incelenerek gereği görüşüldü:
1- Sanık Av.... ’ın aşamalarda değişmeyen “sanık ... ve katılan ...’in nüfus cüzdanı için başvuruda bulunacaklarından kendisinden tevkil vekaletnamesi istediklerini ve kendisinin tanımadığı ve onların isimlerini bildirdikleri sanık Av. ...’a tevkil vekaletnamesini verdiğini, kendisinde katılan’ın Beyoğlu 2. Noterliği’nden verilme boşanma vekaletinin bulunduğunu ve bu vekaletten azledildiğine dair azilnamenin kendisine tebliğ edilmediği gibi tebliğ mazbatasında tebliğ edilen kişi olarak ismi geçen ... isimli bir çalışanı olmadığını ve bu kişiyi de tanımadığını ayrıca tebliğ edilen adreste o tarih itibariyle de bulunmadığına” dair savunması,
sanık Av. ...’ın ise “tanık ...’un yanında staj yaptığı ve sonrada birlikte çalıştıklarını, tanığın kendisine, sanık ... ile katılan ...i tanıştırdığını, bunlar boşanmak istiyorlar vekaleti alır mısın ? şeklinde sorması üzerine kabul ettiğini, ancak birkaç gün sonra ikisi birlikte gelerek nüfus cüzdanlarını kaybettikleri için tevkilin yeterli olup olamayacağını sorduklarını, olur demesi üzerine ... tarafından yapılan tevkil vekaletnamesini getirdiklerini, eksiklik olmayınca davayı açtığına” ilişkin beyanının, tanık Av. ... tarafından da “sanık ...’un 1995 veya 1996 yılında kendisine geldiğini,
eşi ile anlaştıklarını ve boşanma davası açmak istediğini, kendisini eşine avukat olarak tutmak isteyince işinin çokluğu nedeniyle sanık Av. ...’ı tanıştırdığını” beyan etmesi karşısında;gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi açısından öncelikle katılan tarafından Beyoğlu 2. Noterliği’nin 09.12.1986 gün ve 67425 yevmiye nosu ile sanık Av....’a verilen özel vekaletnameden azledildiğine ilişkin 21.08.1991 tarih ve 35175 nolu azilnamenin İstanbul 16. Noterliği’nden çekildiği gözetilerek 1512 sayılı Noterlik Kanununun 81. maddesi uyarınca “Tamamlanmasından sonra bir noterlik işleminin değiştirilmesi veya fesih ve iptal veyahut
evvelki işin nitelik ve değeri değişmemek şartıyladüzeltilmesi, evvelki işlemin yapıldığı şekilde yeni bir işlemle yapılır.
Yeni işlemin tarih ve numarası, noterlik dairesinde bulunan evvelki işleme ait kağıda yazılır.Şu kadar ki, yeni işlem başka bir noterlikte yapılırsa, bu noterlik, yeni işleme ait kağıdın bir nüshasını, gerekli açıklama yapılarak ilk işleme ait kağıda bağlanması için o işlemi yapan noterliğe gönderir.” hükmü uyarınca, sonradan yapılan azil işleminin ilgili noterliğe bildirilip bildirilmediğinin araştırılması, sanık ...’in savunmasında geçtiği şekilde azilnamenin tebliğ edildiği ... isimli bir çalışanın bulunup bulunmadığının Profilo A.Ş den ve gerekirse SSK’dan sorulup,bu kişinin tespiti halinde tanık olarak dinlenilmesi,
azilnamenin tebliğ edildiği adreste sanığın bulunup bulunmadığının dosyada mevcut kira sözleşmesindeki kiralayan ...’te dinlenilmek suretiyle araştırılması,tanık ...’dan sanık ...’ın savunmasında geçtiği şekilde katılan ...’i tanıştırıp tanıştırmadığı ayrıntılı şekilde sorulup toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının taktir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2007/8635, K. 2010/1930, 25 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama