KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2008/19423 E., 2011/24109 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği, dolandırıcılık
- Hüküm
- 1- Sanık ...: 5237 sayılı TCK'nun 204/2, 62, 53. md. 2 yıl 6 ay hapis cezası ve güvenlik tedbiri uygulaması
Karar Metni
554 kelime·3 dk okuma
2- Sanık ...: 5237 sayılı TCK'nun 204/2, 62, 53. md. 2 yıl 6 ay hapis cezası ve güvenlik tedbiri uygulaması, 5237 sayılı TCK'nun 158/1-k, 35, 62, 50, 52. md. 1.650 YTL a.p.c., 4.160 YTL a.p.c.
I- Hükmolunan ceza miktarı nedeniyle 5728 Sayılı Yasa ile değişik CMK. nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanıklar ... ile ... hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanıklar müdafiilerinin suçun sübutun bulunmadığına,suçun unsurlarının oluşmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;Ancak:
Etili Jandarma Karakolunda Uzman çavuş olarak görev yapan ve olay tarihinde nöbetçi olan sanık ...'in trafik kazası ihbarı üzerine olay yerine giderek 02.04.2005 tarihli olay yeri tespit tutanağı tuttuğu halde daha sonra aracı kullanan kişinin sürücü belgesi bulunmaması nedeniyle sigortadan para alamama durumu olan sanık ...'in azmettirmesi sonucu kazayı sürücü belgesi bulunan Müfit Koç yapmış gibi yeniden 04.04.2005 günlü suça konu sahte kaza tutanağı oluşturup bununla sigortaya başvurulduğunun iddia ve dosya içeriğine uygun gerekçelerle kabul olunması karşısında;
sanıkların fiillerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 339/1 madde ve fıkrası kapsamında resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden lehe yasa değerlendirmesinin aynı maddenin 2.fıkrası ile yapılması ve kabul ve uygulama göre de 5252 Sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’ nun ilgili tüm hükümleri ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılmasında, 765 sayılı TCK. nun 339/1, 59/2 ve 5237 sayılı TCK. nun 204/2, 62. maddeleri gereğince hükmolunan sonuç cezalar eşit ise de.
5237 sayılı TCK’nun uygulanması durumunda hapis cezasına mahkümiyetin doğal sonucu olarak anılan yasanın 53. maddesindeki hak yoksunluğunun da
uygulanması nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun aleyhe olduğu gözetilmeden hatalı karşılaştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından “5237 sayılı TCK.nun uygulanmasına ilişkin ibarelerin çıkartılarak, 204/2 ve 62. maddelerin yerlerine “765 sayılı Yasanın 339/1 ve 59/2.” ve 5. bentteki 5237 sayılı TCK.nun 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım hüküm fıkrasından tümden çıkartılarak sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan memurun resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükmün, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık ... müdafiinin "dolandırıcılık" suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyizine gelince:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanık ...'e yüklenen “dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu,
suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının mahkumiyet kararının verildiği 08.06.2006 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUY.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2008/19423, K. 2011/24109, 27 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama