KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2008/20065 E., 2010/8387 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- 765 sayılı TCK'nun 503/1, 61/1, 522, 647 S.Y. 4, 6. md. 175 YTL a.p.c., tecil,
Karar Metni
222 kelime·1 dk okuma
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.02.2007 gün 5/46-39 sayılı kararında da açıklandığı üzere, mahkemece 5271 sayılı CMUK. nun 232/6 maddesi uyarınca başvurulması olanaklı yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi zorunlu olup; verilen hükümde temyiz süresinin“başlangıç tarihi” ile “başvuru şeklinin” gösterilmemesi nedeniyle temyiz süresinin işlediğinden söz edilemeyeceği cihetle, sanık müdafiinin temyizinin süresinde yapıldığının kabulü gerektiği anlaşılmakla tebliğnamedeki red isteyen düşünceye iştirak edilmeyerek yapılan incelemede:
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9.maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen "dolandırıcılık" suçunun tabi olduğu,
suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanığın lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının,suçun işlendiği 26.04.2001 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış,sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2008/20065, K. 2010/8387, 12 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama