KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2008/3153 E., 2010/11091 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık,resmi evrakta sahtecilik.
- Hüküm
- 765 S.K 342/1,80,59/2.mad. uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hp,5237 S.K 158/1-f,168/1,52/2,62,50. mad. uyarınca 31.760 YTL apc 24 taksitte tahsili.
Karar Metni
450 kelime·2 dk okuma
I-5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu,
suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen anılan suçtan kurulan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA,
II-Sanık ve müdafiinin, “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Suç tarihinden önce kasıtlı suçlardan dolayı kesinleşmiş mahkûmiyet hükümlerinin bulunması nedeniyle hakkında 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve taktirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık ve müdafiinin suçun sübuta ermediğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1-Sanığın, hileli yollarla mağdurlar ... ile ...’ya ait şirketi devralmak amacıyla dört adet sahte çeki ciro ederek aynı anda adı geçen mağdurlara vermesinden ibaret olayda, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 80. maddesinin koşulları oluşmakta ise de, farklı bir düzenleme getiren 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinin uygulanabilmesi için “bir suç işleme kararının icrası kapsamında,
değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi”, aksi halde suçun, aynı anda bir kişiye karşı birden fazla işlenmesi halinde teselsülün gerçekleşmediğinin kabulü gerektiği de göz önüne alınıp, buna göre kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, 765 sayılı Yasa hükümlerinin lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; sanığın tekerrüre esas sabıkası olduğunun gözetilmemesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2008/3153, K. 2010/11091, 13 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama