KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2009/11226 E., 2010/7550 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- 765 sayılı TCK.'nın 503/1, 522/1 maddeleri gereğince 1 yıl 4 ay hapis ve 13333 YTl adli para cezası
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma
I-Sanık ... müdafiinin sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelenmesinde,
Sanık hakkında, aynı mahkemenin 29.12.2003 gün ve Esas, Karar sayılı ilk ilamı ile verilen mahkümiyet kararına yönelik bir temyiz davası açılmadığından hükmün kesinleşmesi nedeniyle, diğer sanık ...’ın temyizi üzerine dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığınca 5320 Sayılı Yasanın 8/2. maddesi gereğince iade edilmesinden sonra yeniden deftere kayıtla sanık ... hakkında aynı suçtan verilen mahkümiyet kararı hukuken geçersiz olup yok hükmünde olduğu cihetle temyizi mümkün olmadığından ; sanık ... müdafiinin vaki temyiz isteminin 5820 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II.Sanık ... müdafiinin sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Şikayetçi e'ye ait takside şoförlük yapan ve kendisine teslim edilen aracı diğer sanıkla anlaşarak Hüseyin Durmaz'a satan sanığın şikayetçi İbrahim'e yönelik eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunu oluşturacağı, otoyu alabilmek amacıyla adı geçene karşı hileli bir davranışının bulunmadığı gözetilmeden şikayetçileri dolandırdığından bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanığın geçmişi, suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, fail sayısı gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, bu ilkelere uyulmadan ve uygulamalı karşılaştırma yapılmadan gerekçeden yoksun olarak denetime olanak vermeyecek şekilde 765 sayılı Yasa hükümlerini esas alarak yazılı şekilde hüküm kurulması ,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/11226, K. 2010/7550, 28 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama