KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2009/1144 E., 2009/4801 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2009
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi Belgede Sahtecilik
- Hüküm
- TCK.nun 204/1, 43. maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına dair.
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma
Sanığın 16.01.2008 tarihinde Turgutlu Sulh Ceza Mahkemesindeki sorgusunda, kendisi için sahte kimlik oluşturduktan 2 ay sonra yaşı küçük olması nedeniyle hakkında tefrik kararı verilen sanık ...’nın resmi bulunan sahte kimliği oluşturduğuna dair savunması karşısında; suçun zincirleme biçimde işlenmediğine ilişen tebliğnamedeki (2) nolu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.12.2006 gün ve 2006/11-301 esas, 2006/296 sayılı kararında da açıklandığı üzere; sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53.maddesi karar yerinde gösterilmemiş olsa bile,
kazanılmış hakka konu olamayacağı ve hapis cezasından hükümlülüğün yasal sonucu olarak infaz aşamasında dikkate alınması mümkün görüldüğünden (3) nolu bozma düşüncelerine iştirak olunmamış, İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından 13.06.2002 tarih ve 291/152 sayılı 4422 sayılı Yasaya muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmünün infaz edildiği 01.07.2005 tarihinden sonra 3 yıl içinde sanığın temyize konu bu suçu 15.01.2008 tarihinde işlemesi nedeniyle verilen cezanın 5237 Sayılı TCK.nun 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesindeki isabetsizlik karşı temyiz
olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Aranan kişilerden olan sanığın yakalanma sırasında kimliği sorulduğunda kendisini Serhat Akdurul, yanında bulunan ve dosyası tefrik edilen yaşı küçük sanık ...’yı da ... olarak tanıtıp buna ilişkin ibraz ettiği nüfus cüzdanlarının üzerinde inceleme yapan İzmir Kriminal Polis Laboratuarı’nın 22.01.2008 günlü raporunda,
suça konu nüfus cüzdanlarında halen mevcut fotoğrafların kenar kesimlerinde düzensizlikler olduğu ve fotoğraflar altındaki belge sathında farklı nitelikte tutkal bakiyeleri ile sökülme emarelerinin bulunduğu belirtildikten sonra tahrifat ilk nazarda kolaylıkla fark edilemeyecek nitelikte olduğundan belgelerin aldatma kabiliyetini haiz olduğunun bildirilmesi karşısında, sahtecilik suçlarında aldatıcılık özelliğinin tespitinin hakime ait olduğu cihetle,
suça konu belgelerin getirtilerek duruşmada incelenip özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan ve denetime olanak verecek şekilde dosyada bulundurulduktan sonra belgelerin aldatıcı nitelikte olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumu ve suç vasfının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/1144, K. 2009/4801, 27 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama