KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2009/1335 E., 2010/12041 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Vergi Usul Kanununa Muhalefet
- Hüküm
- ...: Beraat,...: 213 s.l.y.nın 359/b-1.md.si gereğince 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair.
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma
1-)5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen “2002 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçunun yasada gerektiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu,
suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 31.12.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık ... müdafii ile katılan idare vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUY.nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322.maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan,
sanıklar hakkında 2002 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan açılan kamu davalarının 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-)Katılan vekilinin, sanık ...’nın 2003 ve 2004 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçundan beraatine ilişkin hükme yönelik temyizine gelince;
Ankara 17.Noterliğinde düzenlenen 10 Eylül 2002 gün ve 32909 yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesiyle ...’ın şirketteki hisselerinin tamamını devralan sanık ...’nın, okuma yazma bilmemesi nedeniyle parmak bastığı sözleşmenin iki tanık huzurunda düzenlendiği, hisse devrinden bir buçuk yıl sonra 24.03.2004 tarihinde yapılan yoklamada şirketin işyerinde hazır bulunan ve yoklama memurunca şirket müdürü sıfatıyla beyanı alınan sanık ...’ın, “..kendisinin şirket müdürü olduğunu bilmediğini, şirketin faaliyet konusunda bilgi sahibi olmadığını...” belirtmesi ve aşamalardaki savunmalarında, diğer sanık ...’ı tanımadığını, şirketle bir ilgisinin olmadığını, doğru düzgün okuma yazma bilmediğini ifade etmiş olması karşısında;
Ankara’da ikamet eden, okuma yazma bilmediği için hisse devir sözleşmesine parmak basan ve hisse devrinden sonra 10 yıllığına şirket müdürü olarak atanan sanığa yoklamanın yapıldığı 24.03.2004 tarihinde şirketin işyerinde bulunma sebebi ile yoklama fişi altındaki imzanın kendisine ait olup olmadığının sorulması, şirkete ait defter ve belgelerle banka kayıtlarının incelenerek sanığın şirket müdürü sıfatıyla işlem yapıp yapmadığının, kar payı ve maaş alıp almadığının araştırılması,
adına fatura düzenlenenler ile sanığın şirketine fatura düzenleyenler dinlenerek kiminle ticari ilişkide bulunduklarının sorularak tespiti, hisse devir sözleşmesinin tanıkları olan Ziya Salcan ve Mehmet Demir’in tanık olarak dinlenerek beyanlarının alınmasından sonra toplanacak delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik soruşturmayla yazılı şekilde karar verilmesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/1335, K. 2010/12041, 1 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama