KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2009/21671 E., 2011/15 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- 765 sayılı TCK.nun 503/1 ve 522/1 mad.ce 1 yıl 6 ay h.c ve 500 YTL apc
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Dolandırıcılık suçu, sanığın mağduru kandırabilecek hileli davranışlarla aldatıp, onu kendi veya başkasının mal varlığı aleyhine bir işlemde bulunmaya yöneltmesi ve bu işlem sonucunda sanığın kendine veya başkasına yarar sağlamasıyla oluşur.
Dolandırıcılık suçunda failin hileli hareketleri sonucu sakatlanmış irade neticesinde kişiye ait malvarlığının mülkiyetinin devri, buna karşılık hırsızlık suçunda ise; menkul bir malın, sahibinin rızası dışında alınması, mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesi, mağdurun suç konusu eşya üzerindeki zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hale gelmesi söz konusudur.
Somut olayda; sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde müşteri gibi davranarak hayvan pazarında danasını satmak isteyen katılan ile pazarlık yapıp anlaştıktan sonra yanlarında tanık Selahattin Bildik’te olduğu halde parayı ödemek üzere hep birlikte suça konu danayı katılana ait kamyonete yükleyerek sanık ...’ün kendisine ait olduğunu söylediği işyerine getirdikleri,
büro gibi yerde sanıklar katılan ve tanık hep birlikte çay içtikleri sırada sanık ... bir ara yanlarından ayrılarak kamyonette bulunan danayı alarak olay yerinden uzaklaştıktan sonra diğer sanık ...’ün de katılan ve tanığı yemek için götürdüğü lokantada yazıhaneye gidip geleceğim bahanesi ile bırakarak ortadan kaybolması şeklinde gerçekleşen olayda; sanıkların hileli hareketi sonucu katılan tarafından dananın geçici de olsa zilyetliğinin sanıklara devredildiğinden söz edilemeyeceği cihetle; eylemin “hırsızlık” suçunu oluşturduğu gözetilerek.
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK.
Ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanunun olaya ilişkin tüm hükümleri blok halinde uygulanıp, cezaların kişiselleştirilmesinden sonra ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan hükmün belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde suçtan sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun lehe olup olmadığı da tartışılmadan hüküm kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/21671, K. 2011/15, 17 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama