KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2009/21940 E., 2010/4979 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2010
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
Dolandırıcılık suçundan sanık ...'nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157, 52/2. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 3.000,00 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, bu cezasının anılan Kanun'un 58/6-7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin 28/03/2006 tarihli ve 2006/47 esas, 2006/209 sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre;
Suç tarihinin 2001 yılı Ekim ayı olduğu somut olayda, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28/12/2005 tarihli ve 2005/11724-19669 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrasında "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." 3. fıkrasında "Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç;
infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır." şeklinde infaz rejimi ile ilgili düzenlemelere yer verilmesi karşısında, sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte olmayan, infaz rejimi ile ilgili bulunan ve sanık aleyhine hüküm doğuracak surette, haklarında hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca,
anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 15.10.2009 gün ve 2009/12064-58366 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 20.11.2009 gün ve KYB.2009/248726 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/21940, K. 2010/4979, 30 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama