KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2009/3942 E., 2011/23715 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Memurun resmi belgede sahteciliği, kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
- Hüküm
- ...: A)765 s.TCK'nun 339/1, 59/2. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası,
Karar Metni
572 kelime·3 dk okuma
B)5237 s.TCK'nun 158/1-d, 62, 52/2, 53/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 4000 YTL adli para cezası, C) 5237 s.TCK'nun 158/1-d, 62, 52/2, 53/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 4000 YTL adli para cezası, .: 765 s.TCK'nun 339/1, 59/2 maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası
Yargılamanın konusunu oluşturan Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 28.06.2005 tarihli iddianamesiyle, sanık ... hakkında bir kez sahteclik ve dolandırıcılık; sanık ... hakkında ise bir kez sahteclik suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, hükmün gerekçe bölümünde her iki sanığın birer kez sahtecilik ve dolandırıcık suçlarını işledikleri kabul edilmiş ise de; açıklanmakla geçerlilik kazanan kısa kararda sanık ... hakkında aynı eylemle ilgili dolandırıcılık suçundan açılan kamu davası nedeniyle sevhen iki kez cezalandırılmasına karar verildiği anlaşıldığından, hükmün 2. bendinin B fıkrasındaki sanık ... hakkında yazım hatası yapılarak ikinci kez dolandırıcık suçu nedeniyle kurulan bölümün yok hükmünde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1-) Sanık ... müdafiinin adı geçen sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “Dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu; suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4
ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçun işlendiği 10.10.2001 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
2-) Sanıklar müdafilerinin sanıklar hakkında memurun resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarına gelince;
a-)Sanık ...'in suça konu feragatnameyi onaylaması nedeniyle memurun resmi belgede sahteciliği suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de; sanığın aşamalarda bahse konu belgeyi katılan ...'nin parmak izi olmadan imzaladığını, bu eksikliği müteahhit ...'ün gidereceğini kendisine söylediğini savunması, feragatnamede imzaları bulunan azaların da beyanları ile sanık savunmasını doğrulamaları karşısında; sanığın suç kastı ile hareket edip etmediği kararda açıklanıp tartışılmadan ve kabul edilen eylemin görevi ihmal suçunu oluşturup oluşturmayacağı da karar yerinde irdelenmeden yazılı şekilde uygulanma yapılması,
Kabule göre de;
b-)Muhtar olan sanık ...’in sahteciliğe konu feragatnameyi onaylamak gibi bir görevinin olmadığı ve suça konu feragatnamenin 7269 sayılı yasanın 29. maddesine göre çıkarılan “Afet Sebebiyle Hak Sahibi Olanların Tespiti Hakkında Yönetmelik”esaslarına uygun olarak, aynı yönetmeliğin 20. maddesi doğrultusunda oluşturulan komisyonun 28.11.2001 tarihli kararı doğrultusunda hak sahipliğine temel oluşturduğu,
muhtar olan sanığın hak sahipliği kararını tek başına almaya yetkili olmayıp, bu kararı almaya yetkili komisyonun üyesi olması nedeniyle, eylemin sübutu halinde suçun memurun görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu belgede sahteciliği suçunu oluşturmayacağı, sanıkların eyleminin bu haliyle “zincirleme biçimde memur olmayan kişinin resmi belgede sahteciliği" ( 765 sayılı TCK 342/1,80, 5237 sayılı TCK'nun 204/1, 43.) suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek sanıklar hakkında memurun resmi belgede sahteciliği suçundan hüküm kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/3942, K. 2011/23715, 20 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama