KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2009/4353 E., 2010/7137 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ağır ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- 765 s. TCK'nın 504/7,80,522 maddeleri gereğince 6 ay 24 gün hapis ve 9000 YTL adli para cezası
Karar Metni
509 kelime·3 dk okuma
Sanığa verilen adli para cezasının 765 sayılı TCK.nun 522. maddesi uyarınca arttırılması sırasında yapılan hesaplamada bir hata bulunmadığından tebliğnamedeki 2 no’lu bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Sanığın, 2000-2003 yıllarında sigortalı çalışmadığı halde düzenlediği isimli şirkette çalışıyormuş gibi sahte olarak düzenlediği vizite kâğıtlarını katılan kuruma ibraz ederek yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçu işlediğinin iddia olunması, sanığın aşamalarda bir müddet söz konusu şirkette sigortalı olarak çalıştığını savunması,
SGK sisteminden görüntülenen hizmet dökümüne göre 2000 yılı 1. dönem ve 2003 yılı 2. döneminde başka sicil numaralı işyerlerinde sigortalı çalışmasının görülmesi ve Kocaeli Sigorta İl Müdürlüğü’nün sanığa yapılan geçici iş göremezlik ödeneği ödemelerine ilişkin 11.04.2006 gün ve sayılı cevabi yazısında dosyada bulunan vizite kâğıtlarında belirtilen süre ve dönemlerden daha fazla süre ve dönemlere ilişkin ödeme kayıtlarının bulunduğunun anlaşılması karşısında;
gerçeğin kuşkuya yermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından Kocaeli sigorta il müdürlüğünden sanığın ve anılan işyerinin sigorta sicil dosyaları ile sanığa yapıldığı bildirilen tüm geçici iş göremezlik ödeneklerinin dayanak belgelerinin asılları veya onaylı suretlerinin getirtilip incelenmesi,
sanığın neden olduğu teşhis ve tedavi giderleri de araştırılarak sonucuna göre ve denetime olanak verecek biçimde sağladığı haksız menfaatin tespiti gerekirken eksik soruşturma ile ve anılan cevabi yazıda dava konusu olmayan 2005 yılında yapılan ödemelerinde de bulunduğu gözetilmeden bu yıla ait ödemelerde katılarak yapılan hesaplama sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca, lehe Yasanın önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların denetime imkân verecek şekilde gösterilip birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirleneceği, 08.07.2005 gününde yürürlüğe giren 5377 sayılı Yasanın 19. maddesiyle 158.
maddenin 1. fıkrasına eklenen “Ancak, (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı üç yıldan, adlî para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.” hükmünün sanık aleyhine olduğundan ancak anılan yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlarda uygulanabileceği ve her ne kadar suç konusunun veya meydana gelen zararın değeri nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 522. maddesinde olduğu gibi 5237 sayılı Yasada bir artırım öngörülmemiş ise de bu hususun aynı Yasının 66/1-e. maddesi uyarınca alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde nazara alınacağı gözetilmeden 5377 sayılı Yasa ile eklenen TCK. nun 158/1-son cümlesinde öngörülen ceza miktarından bahisle 765 Sayılı TCK.nun lehe olduğunun kabulüyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Denetime olanak vermesi bakımından adli emanetin 2004/1226 sırasında kayıtlı suçta kullanılan belgelerin dosya arasına konulmaması,
Kabule göre de:
4-Sanığın tekerrüre esas sabıkası bulunduğundan lehe kabul edilen 765 Sayılı TCK.nun 81/1. maddesi uyarınca cezanın arttırılmaması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/4353, K. 2010/7137, 22 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama