KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2010/3075 E., 2010/4837 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- TCK.'nın 158/1-f-son, 52/2, 53/1-23, 63 maddeleri gereğince 3 yıl hapisve 2000 YTL adli para cezası, tutukluluk halinin devamına dair karar
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma
ATM cihazına para çekmeye gelen şikayetçiye yardım bahanesiyle yaklaşan ve ondan aldığı banka kartı ile bir iki işlem yaptıktan sonra bu banka kartı yerine fark ettirmeden daha önce benzer şekilde elde ettiği başka bir banka kartını cihaza sokup karta uymayan şikayetçiye ait şifreyi yazdırarak ATM cihazının kartı yutmasını sağladıktan sonra kartı bankadan almasını söyleyip olay yerinden ayrılan ve öğrendiği şifre ile şikayetçinin hesabından para çeken sanığın eylemlerinin ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 30.03.2010 gün, 2010/17 E., 2010/65 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere,
"hırsızlık" suçu yanında ayrıca "banka veya kredi kartının kötüye kullanılması" suçunu da oluşturacağı gözetilmeden uygulama yeri olmayan 5237 sayılı TCK.nun 44. maddesine dayanılarak eylemin tek olduğundan bahisle "banka veya kredi kartının kötüye kullanılması" suçundan beraat kararı verilmesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;
ATM cihazına para çekmeye gelen şikayetçiye yardım bahanesiyle yaklaşan ve ondan aldığı banka kartı ile bir iki işlem yaptıktan sonra banka kartını fark ettirmeden alıp yerine daha önce benzer şekilde elde ettiği başka bir banka kartı vererek yanlış şifre girilmesini sağlayıp ATM cihazının kartı yutmasından sonra kartı bankadan almasını söyleyip olay yerinden ayrılan sanığın eyleminin zilyetliğin devredilmemiş olması nedeniyle hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/3075, K. 2010/4837, 28 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama