KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2010/3984 E., 2012/19268 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik, iftira
- Hüküm
- ...; TCK'nun 268/1. maddesi yollamasıyla 267/1, 269/1. maddelerine göre 2 ay 13 gün hapis cezası,
Karar Metni
475 kelime·2 dk okuma
TCK'nun 204/1, 43/1, 53/1. maddelerine göre 2 yıl 6 ay hapis cezası, hak yoksunluğu, ...; TCK'nun 268/1. maddesi yollamasıyla 267/1, 269/1, 53/1. maddelerine göre 2 ay 13 gün hapis cezası, hak yoksunluğu
30.09.2006 tarihinde araçlarında tabanca ve hint keneviri bulunması üzerine başlatılan soruşturmada sanık ...nin kendisini ... olarak tanıtması ve hakkında bu isimle soruşturma işlemlerine başlanarak yakalama tutanağı düzenlenmesi ve sanığın gerçek kimliğinin Adana İl Emniyet Müdürlüğü'nce yapılan inceleme sonucunda tespit edilmesi karşısında; sanığın kendiliğinden iftirasından dönmediği bu nedenle 5237 sayılı TCK.nun 269. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, eksik ceza tayini isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1. Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nun 268. maddesi uyarınca verilen 1 yıl hapis cezalarının aynı Yasanın 269/1. maddesi uyarınca 4/5 oranında indirilmesiyle 2 ay 12 gün hapis cezası verilmesi gerekirken 2 ay 13 gün hapis cezası verilmek suretiyle fazla ceza tayini,
2. Sanık ...'in atılı suça konu belgeleri aynı anda ibraz ederek kullandığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK.nun 43/1. maddesinde “değişik zamanlarda” denilmek suretiyle aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağının bulunmaması nedeniyle TCK.nun 43. maddesindeki teselsül koşullarının oluşmadığı ancak, belge sayısı gözetilerek alt sınırdan ayrılarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
3. Her iki sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, yasaya aykırı;
4. Sanık ...'in adli sicil kaydındaki sabıkaların 765 sayılı TCK'nun 404/2 ve 5237 sayılı TCK'nun 191/1-2. maddeleri gereğince kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan olduğu, bu suç ile ilgili olarak 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nun 5560 sayılı Kanun’la değişiklik yapılan TCK'nun 191. maddesinde, koşulları oluştuğu takdirde “davanın düşmesi” seçeneğine de yer verilmesi nedeniyle, bu kararların değişiklik hükmü de gözetilerek infaz ve silinme koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmak suretiyle sonucuna göre, 5237 sayılı TCK'nun 7/2. maddesi gözetilerek,
bu sanık ve adli sicil kaydında sabıkası bulunmayan ... hakında; hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nun 231 ve TCK’nun 7/2. maddeleri gereğince, 'hükmün açıklanmasının geri bırakılması' kararı verilip verilmeyeceği hususunun tartışılmasında zorunluluk bulunması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/3984, K. 2012/19268, 13 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama