KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2010/7209 E., 2010/8013 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik, sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama
- Hüküm
- 1- Nitelikli dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı TCK.nun 158/1-f-j-son ve 52/2.maddelerince 3 yıl hc.ve 9.000 YTL.apc.(ayrıca TCK.nun 53/1 ve 63.maddesi
Karar Metni
526 kelime·3 dk okuma
2- Resmi belgede sahtecilik suçundan; 5237 sayılı TCK.nun 204/1.maddelerince 2 yıl hc.(ayrıca TCK.nun 53/1 ve 63.maddesi) 3-Özel belgede sahtecilik suçundan; 5237 sayılı TCK.nun 207/1.maddelerince 1 yıl hc.( ayrıca TCK.nun 53/1 ve 63.maddesi ) 4- Sahte kredi kartı tanzimi sağlama suçundan; 5237 sayılı TCK.nun 245/3, 35 ve 52/2.maddelerince 1 yıl hc.ve 20 YTL.apc. (ayrıca TCK.nun 53/1 ve 63.maddesi) 2 defa ayrı ayrı uygulanmak üzere
Sanık hakkında sahte belgelerle Akbank’a başvurarak kredili mevduat hesabı açtırıp artıpara kredisi kullanması, ve nolu kredi kartlarını düzenlettirilip kullanılması eylemleri ile ilgili sahtecilik, dolandırıcılık ve banka ve kredi kartlarını kötüye kullanılması suçlarından mahal C. Başsavcılığınca dava zamanaşımı içerisinde kamu davasının açılması mümkün görülmüştür.
I-Sanık hakkında katılan ...’a yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Uygulama maddesinin yerine 1olarak gösterilmesi sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen "dolandırıcılık" suçlarının sübutu kabul, oluşa, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı bir sebebin bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan katılan vekili ve sanığın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Sanık hakkında katılan ...’a yönelik resmi ve özel belgede sahtecilik, katılan ... ve mağdur Finansbank’a yönelik banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik katılan ... vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazlarına gelince:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Sanığın katılan ...’a yönelik sahtecilik eylemlerinin bir bütün halinde zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde sanığın resmi ve özel belgede sahtecilik suçlarından ayrı ayrı mahkûmiyetine hükmolunması,
2-Sanığın herhangi bir belge eklemeden yaptığı kredi kartı başvurusunun mağdur Finansbank tarafından kredi kartı sözleşmesi imzalanmadan istemin reddine karar verildiği anlaşılmakla nüfus cüzdanı fotokopisinin aldatma yeteneği de gözetilerek sonucuna göre eylemin 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu” nun 37/2. maddesinde düzenlenen suçu oluşturup oluşturmayacağı karar yerinde tartışılmadan ve 5237 sayılı TCK.nun 245/3. maddesindeki suçun oluşabilmesi için öncelikle sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir kartın bulunması gerektiği de gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
3-Sanığın şikâyetçi ...’ın kimlik bilgileri ile internet üzerinden katılan ... Bankasına kredi kartı başvurusunda bulunduğu anlaşılmakla, anılan bankadan sanığın ayrıca şubeye sahte belgelerle yaptığı bir başvuru bulunup bulunmadığı, başvurusunun hangi gerekçe ile ve aşamada reddedildiği sorulup sonucuna göre sanığın hukuku durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma sonucu 5237 sayılı TCK.nun 245/3. maddesindeki suçun oluşabilmesi için öncelikle sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir kartın bulunması gerektiği de gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/7209, K. 2010/8013, 6 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama