KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2010/8515 E., 2010/11097 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- 5237 sayılı TCK.nun 157, 52/2.maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis ve 2.000YTL.adli para cezası- TCK.nun 204/1.maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma
I-Hükmolunan ceza miktarı itibariyle hakkında 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmayan sanıkla ilgili olarak toplanan deliller karar yerinde incelenip, “resmi belgede sahtecilik” suçunun sübutu kabul, oluş, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı bir sebebin bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş,
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş ve incelenen dosya içeriğine göre mahkemenin kararında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ve müdafiinin suçun sübuta ermediğine ve fazla ceza verildiğine, katılan vekilinin ise,
az ceza verildiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle anılan suçtan kurulan hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Sanık ve müdafii ile katılan vekilinin, “dolandırıcılık” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu,
suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık ve müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen anılan suçtan kurulan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/8515, K. 2010/11097, 13 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama