KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2010/9211 E., 2012/20856 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi Belgede Sahtecilik
- Hüküm
- TCK'nun 204/1, 62, 51, 53/1, 58/6. maddelerine göre 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesine, hak yoksunluğuna, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,
Karar Metni
458 kelime·2 dk okuma
Sanığın, TÜRMOB'un (Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği) düzenlemiş olduğu serbest muhasebeci mali müşavirlik yeterlilik sınavına katılmak üzere, sabıkasının bulunduğunu gösterir 30.03.2007 tarihli adli sicil kaydı ve diğer belgelerle birlikte başvuruda bulunduğu, ancak daha sonra bu sabıkasının mesleğe kabulde engel teşkil edeceğini düşünerek,
bilgisayar ve ekipmanı vasıtasıyla sahte olarak oluşturduğu sabıkasız olduğunu gösterir 18.05.2007 tarihli adli sicil kaydını meslek odasına fakslattığı ve Kastamonu Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası aracılığıyla sahte adli sicil kaydının aslını da meslek odasına gönderdiği olayda, TÜRMOB yetkilileri tarafından, sanığa ait başvuru dosyasında iki farklı adli sicil kaydının bulunduğunun anlaşılması ve durumun Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünden sorulması üzerine, anılan Genel Müdürlükçe yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen 05.06.2007 tarihli inceleme raporunda;
örnek sabıka dökümüyle karşılaştırıldığında, numara alanını oluşturan bilgiler arasına boşluklar konulduğu, alan isimleri ile bilgiler arasına gereğinden fazla boşluk verildiği, sonuç satırları arasındaki boşlukların da örnek dökümlerinden farklı olduğu, aynı şahsa ait 30.03.2007 tarihli aynı birimce verilmiş gerçek sabıka sorgu dökümündeki imza sahibi görevli şahsa ait isim ile inceleme konusu dökümdeki ismin aynı olmasına rağmen imzaların farklı olduğu, aynı numaralı sabıka sorgulamasının başka şahsa ait olduğunun anlaşıldığı,
sabıka sorgu dökümünün başkasının bulunmayan sabıka sorgu dökümü taranıp kopyalanarak ...'a ait görünümü verebilmek amacıyla bilgisayar marifeti ile uyarlanmaya çalışıldığı, ancak bu yapılırken bir çok yapısal hatalar yapıldığı, bu sebeplerle araştırma konusu sabıka dökümünün sahte olduğunun tespit edildiği hususlarının belirtilmiş olması, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 19.02.2008 tarihli raporunda; suça konu belgede bulunan imzaların mürekkepli kalem ile atılmış ıslak imzalar olmadıkları, kaşe izi ile bu kaşe izinin bulunduğu bölümde basılı görünen mührün ıslak kaşe ve mühür izi olmadıkları hususlarının belirtilmiş olması,
gerçek adli sicil kaydının ilgili meslek odasında önceden bulunması, suça konu belgenin sahte olabileceğinin basit bir incelemeyle anlaşılması üzerine ilgili birimden sorulması sonucu sahte olduğunun da belirlenmesi karşısında, resmi belgede sahtecilik suçunun unsuru olan aldatıcılık özelliğinin somut olayda gerçekleşmediği, bu itibarla yasal unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, suça konu belgenin sınav belgelerinin içine konulmak üzere önceden fakslanmasına rağmen aslının, odanın Kastamonu Şubesine ibraz edilerek oda aracılığı ile gönderilmesi,
suçun işleniş biçimi ile görevlilerce ancak iki farklı adli sicil belgesinin varlığı üzerine durumun fark edilmesi nedeniyle belgenin iğfal kabiliyetinin var olduğu şeklinde, yasal olmayan ve iğfal kabiliyeti yönünden kendi içinde çelişkiler barındıran gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyet hükmü tesisi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/9211, K. 2012/20856, 3 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama