KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2011/10229 E., 2012/5246 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma
Sanığın sorgusunda beyan ettiği .....
Maltepe-İstanbul adresine çıkartılan gıyabi kararın alıcının adres bırakmadan ayrıldığı gerekçesiyle bila tebliğ iade edildiği, bu kez aynı adrese Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca tebligat yapılıp hüküm kesinleştirilerek infaza verildiği, sanığın sorgusunda beyan ettiği adrese daha önce yapılmış geçerli bir tebligat bulunmadığı gibi bu adrese yapılan tebligatın bila tebliğ iadesi üzerine Tebligat Tüzüğünün 28. maddesi uyarınca adres araştırması da yapılmadığı, anılan usule uyulmadan anılan Kanunun 35. maddesi gereğince yapılan tebligatın geçerliliğinin bulunmadığı, ancak;
kararın kesinleştirilmesi üzerine infazına başlanıp sanığın 25.12.2008 günü şartla tahliye edildiği, sanığa hükmün infazına başlandığında gıyabi kararın infaz merciince tebliğ edildiğine ilişkin bir belgeye de dosyada rastlanılmadığı gerekçesi ile Dairemizin 13.04.2011 gün ve 2010/16622 esas, 2011/2019 sayılı tevdi kararı ve 06.10.2011 gün ve 2011/980 sayılı müzekkeresi ile anılan hususlarda infaz merciinden bilgi istendiği,
sözü edilen karar ve müzekkereye Kartal H Tipi Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nün 29.03.2012 gün ve 2012/5554 sayılı yazısı ile Tuzla Asliye Ceza Mahkemesi’nin 16.11.2006 gün ve 2003/853 esas, 2006/890 karar sayılı mahkumiyet hükmünün tebliğ edildiğine ilişkin belgeye rastlanılmadığı, yine Maltepe 2 Nolu L Tipi Kapalı İnfaz Kurumu’nun 30.03.2012 gün ve 2012/10236 sayılı yazısı ile de aynı yönde cevap verildiği, bu sebeplerle öğrenme üzerine yapılmış temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla.
Mahkemenin 26.06.2007 gün ve 2007/130 müt. sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin kararı kaldırılarak ilk hükme yönelik yapılan incelemede gereği görüşüldü:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu; olay tarihlerinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçun işlendiği 22.06.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/10229, K. 2012/5246, 11 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama