KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2011/12222 E., 2012/20764 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Uyarlama talebinin reddine ilişkin kararda temyiz isteminin reddi.
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma
Yokluğunda verilen kararın hükümlüye 26.10.1999 tarihli sorgusunda beyan ettiği adresinde 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca 21.03.2006 tarihinde tebliğ işleminin daha önce adli mercilerce bu adrese usulüne uygun bir tebligat yapılmamış olması ve bu adresin işlem tarihi itibari ile yürürlükteki hali ile 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35/son maddesi kapsamında sayılan adreslerden olmaması nedeniyle geçersiz olduğu, mahkemece ek kararda başvurulabilecek yasa yolu itiraz olarak gösterilmiş ise de.
5252 sayılı Yasanın 9. maddesine göre ister genel prensip uyarınca duruşmalı yargılamada, isterse evrak üzerinden yapılan inceleme sonucunda verilmiş bulunsun, sonraki lehe yasa nedeniyle yapılan uyarlama yargılamasında verilen kararlar hüküm niteliğinde olduklarından, 1412 sayılı CMUK.nun 305. maddesinde belirtilen istisnalar dışında temyiz yasa yoluna tabi olduğu ayrıca.
5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde, inceleme mercii Yargıtay'ın ilgili dairesi olduğundan, hukuki dayanaktan yoksun olan aynı mahkemenin 10.01.2008 gün ve 2008/5 sayılı müteferrik kararı ve sonraki işlemlerin hukuken geçersiz olduğu anlaşılmakla, hükümlünün 02.01.2008 tarihli başvurusunun süresinde yapılmış bir temyiz talebi niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği belirlenerek yapılan incelemede gereği görüşüldü:
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca eylemin, tartışmasız olarak suç olmaktan çıkarılması, ceza sorumluluğunun kaldırılması veya belirlenen cezanın bir değerlendirme ve takdir gerektirmemesi hallerinde dosya üzerinden;
mahkemece bir değerlendirme yapılarak suçun unsurlarının tayini, takdir hakkı kullanılarak cezanın belirlenmesi veya kişiselleştirilmesinin gerektiği durumlarda ise davaya katılan veya şikayetçiye de haber verilerek duruşma açılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden,
5252 sayılı Yasanın 9. maddesinin 1. fıkrası uyarınca usulüne uygun şekilde duruşma açılıp anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca da 765 sayılı TCK ile sonradan 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın temel cezanın tayini ile bireyselleştirilmesine ilişkin tüm hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasa belirlenip, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın yazılı şekilde dosya üzerinden karar verilmesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/12222, K. 2012/20764, 3 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama