KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2011/12944 E., 2013/9622 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nun 58/7. maddesi gereğince mükerrirler hakkındaki infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmemesi isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2012 gün ve 2011/4-248-2012/37 sayılı kararında açıklandığı gibi.
CMK.nun 196. maddesinin 2. fıkrasının açık düzenlemesinden anlaşılacağı üzere, yasa koyucu sorgunun yapılmasında sanıkların tutuklu olup olmadığı konusunda herhangi bir ayrıma yer vermeyerek, yalnızca sanığın yargılandığı suç için yasada öngörülen cezanın alt sınırını esas alan ilkeyi benimsemiştir.
Maddede yer alan düzenlemelere göre alt sınırı beş yıldan az hapis cezasını gerektiren bir suçtan yargılanan sanığa, sorgusundan önce ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulduktan sonra istinabe suretiyle sorguya çekilebileceği, altsınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı ise sanıkların sorgusunun mutlaka yargılamayı yapan mahkemece yapılması zorunludur.
Buna göre başka suçtan tutuklu sanığın talimat mahkemesine getirtilerek sorgusunun yapıldığı, haklarının hatırlatıldığı ve savunma hakkının kısıtlanmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki bu yönden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan; 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün yerine “53. maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilme
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/12944, K. 2013/9622, 6 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama