...: değişen suç vasfına göre 765 sayılı TCK.nın 240/1-1.cümle, 80.mad.ger.2 yıl 4 ay hc.ve 7 ay süre ile geçici olarak memuriyetten yoks Diğer sanıklar için: 765 sayılı TCK.nın 339/1, 80, 31, 33.mad.ile CMK.nun 109/3-a gereğince 5 yıl 10 ay hc, kamu hizmetlerinden müebbeten yasaklılık, şartla tahliye tarihine kadar yasal kısıtlılık altında bulundurulma, yurt dışına çıkışın yasaklanması şeklinde adli kontrol altına alınma
Yakınan vekilinin aynı Mahkemenin 03.02.2005 tarihinde birleştirilen 2004/183 E. 2000/15 K. sayılı dosyasına sunduğu 08.11.2004 tarihli müdahele dilekçesine istinaden yakınan ...’ın sadece sanıklardan ... yönünden 09.12.2004 tarihli oturumda müdahil sıfatını kazandığı,diğer sanıklara yönelik herhangi bir müdahale talebi ve kararı sözkonusu olmadığı gibi talimatla alınan ifadesinde davaya katılmak istemediğini beyan ettiği ve esasen diğer sanıklara yüklenen suçlardan zarar görmediği için davaya katılma hakkının da bulunmadığı anlaşıldığından ,yakınan vekilinin sanıklar ..., ..., ...,
... ve ... hakkındaki mahkumiyet hükümlerine yönelik vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 317.maddesi uyarınca reddiyle sanıklar müdafiileri ile katılan vekilinin sanık ... hakkındaki hükme yönelik temyizi istemleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede gereği görüşüldü:
I) Sanıklar ..., ... ve müdafileri,sanık ... ve müdafii ile sanıklar ... ve ... müdafiinin mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Bir kısım tanıkların başvuru için veya sigortalı yapılacağından bahisle kimlik örnekleri ile bir deftere imzalarının alındığını veya yabancı uyruklu kadınlarla para karşılığı evlenmeyi kabul ederek bazı belgeleri imzaladıklarını, Tufanbeyli ilçesine hiç gitmediklerini, İstanbul’da farklı mekanlarda evlendikleri kadınları hiç görmediklerini yahut yurtdışına çıkmak için evlendiklerini, bazı tanıkların ise sanıkları tanımadıklarını, hiç evlenmediklerini kimliklerini değiştirmek için Nüfus müdürlüğü’ne müracaat ettiklerinde evli olduklarını öğrendiklerini,
İstanbul'da lokantada içki içerken sarhoşluğun etkisiyle bir defteri bilmeden imzaladıklarını beyan etmeleri,yabancıların evlenebilmeleri için uyruğu bulunduğu ülke yetkili makamlarından ehliyet belgesinin istenmesi gerekip il/ilçe belediye evlendirme dairelerinin yetkili olması, köy muhtarı olan sanık ...’ın -10- adet, ...’ün -19- adet, ...’nun -5- adet, ...’ın -8- adet, ...’nin -8- adet sahte evlendirme işlemini yapması ve nüfus müdürlüğüne tescilini sağlamaları karşısında;
dosyada mevcut delilleri değerlendirip suçun sabit olduğunu kabul eden mahkemenin kabulünde ve suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki düşünceye iştirak olunmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklara yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş,
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanıklar ile müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II) Sanık ... ile katılan vekilinin ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiğine dair iddia ve kanıt bulunmayan ve köy muhtarları tarafından yapılan evlendirme işlemlerini yeterince denetlemeyerek nüfus kütüğüne tescil ettiği iddia olunan sanığa atılı “görevi kötüye kullanmak ”suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında;
suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımına tabi olup en son suçun işlendiği 20.04.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar zamanaşımının gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık ... ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 11.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.