İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Ceza Dairesi

YARGITAY · 11. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/3509 K.2013/4303

5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesindeki resmi belgede sahtecilik suçunun oluşması için belgenin sahte olarak düzenlenmesi veya başkasını aldatacak şekilde değiştirilmesi yeterli olacağı gibi sahte olarak düzenlenen belgenin kullanılması veya bu eylemlere…

Esas2011/3509Karar2013/4303Tarih18 Mart 2013Okuma5 dk · 1.008 kelime

KÜNYE

11. Ceza Dairesi 2011/3509 E., 2013/4303 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Mart 2013
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Resmi belgede sahtecilik
Hüküm
Mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.008 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesindeki resmi belgede sahtecilik suçunun oluşması için belgenin sahte olarak düzenlenmesi veya başkasını aldatacak şekilde değiştirilmesi yeterli olacağı gibi sahte olarak düzenlenen belgenin kullanılması veya bu eylemlere iştirak etmekle de suçun oluşacağı cihetle; sanık ...'ın 24.05.2006 tarihinde katılanın alacaklı olduğu çek hesabı sahibi Bölge Veterinerlik Hiz. Tic. Ltd.

Şti. yetkilisi tarafından unsurları itibari ile tam olarak düzenlenip katılana verilen, katılan tarafından da arkası ciro edilen suça konu çekin kaybedildiğinin, çekin kaybedilmesi nedeniyle muhatap bankaya ödememe talimatı verildiğinin, kaybedilen çeki bulan sanığın ise çekin arkasını kendi isim ve adresini yazarak ciro edip ...'e verdiğinin iddia ve kabul edildiği somut olayda; sanığın, suça konu çek üzerinde yasal hak sahibi olmadığını bilerek kendisine yetkili hamil sıfatını kazandırmak amacıyla içeriği itibariyle sahte ciro işlemini yaptığı anlaşılmakla;

mahkemenin sanığın üzerine atılı sahtecilik suçunun sübut bulduğuna dair kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki suçun unsurları itibariyle oluşmadığına ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı sebebin bulunmadığı ve azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 18.03.2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Tartışma konusu olay çek hesabı sahibi veya yetkilisi tarafından unsurları itibari ile tam olarak düzenlenip katılana verilen ve katılan tarafından arkası ciro edilen çekin bankaya ibraz için götürülürken kaybedilmesi üzerine çeki bulan sanığın çekin arkasına kendi isim ve adresini yazarak ciro edip 3. kişiye vermesi halinde resmi belgede sahtecilik suçunun oluşup oluşmayacağına ilişkindir.

Olayda; çek hesabı sahibi Bölge Veterinerlik Hiz. Tic. Ltd. Şti. yetkilisi tarafından unsurları itibari ile tam olarak düzenlenip katılana verilen çekin, katılan tarafından da bankaya ibrazdan önce arkası ciro edildikten sonra kaybedilmesi nedeniyle muhatap bankaya ödememe talimatı verildiği, kaybedilen çeki bulan sanığın ise çekin arkasına kendi gerçek isim ve adresini yazarak ciro edip ...’e verdiği sabittir.

5237 sayılı TCK’nun 204/1. maddesindeki resmi belgede sahtecilik suçunun oluşması için belgenin sahte olarak düzenlenmesi veya başkasını aldatacak şekilde değiştirilmesi ya da sahte olarak düzenlenen belgenin kullanılması gerekir. Suç tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nun 702. maddesinde de, emre yazılı ve ciroya tabi çeki muteber bir ciro ile elinde bulunduran kişinin yetkili hamil sayılacağı, anılan Yasanın 704. maddesinde ise kaybedilen çeki elinde bulunduran son hamilin ancak çeki kötüniyetle iktisap etmesi veya iktisabında ağır kusurunun bulunması halinde iade yükümlülüğünün bulunduğu belirtilmiştir. Ancak haksız ele geçirilen çekin iade edilmemesinin müeyyidesi 5237 sayılı TCK’da düzenlenmemiştir.

01.06.2005 tarihinde yürürlükten kalkan 765 sayılı TCK’nun 509/1. maddesinde “… elinde bedelsiz olarak kalmış olan bu senedi istimal ederse mutazarır olan kişinin şikayeti üzerine ……….. cezalandırılır” hükmü bulunmakta idi. Bu hüküm gereğince, keşide etmeye yetkili biri tarafından tam olarak doldurulmuş ve bedelsiz kalmış senetlerin elinde bulunduran kişiler tarafından hukuka aykırı olarak istimal edilmesi halinde 765 sayılı TCK’nun 509/1.2. cümlesi gereğince cezalandırılmaları yönüne gidilmekteydi.

Yine 765 sayılı Kanunun 509/2. maddesi ise imzalı ancak yazısız kağıtların kendisine tevdii olunmayıp da bertakrib ele geçirip sahibinin zararına olarak üzerine hukukça hükmü haiz bir muamele yazan veya yazdıranların cezalandırılacağı belirtilmekteydi.

5237 sayılı TCK’nun 209. maddesinde “imzalı ve kısmen veya tamamen boş bir kağıdın hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi veya elde bulundurulup da hukuki sonuç doğuracak bir şekilde doldurulmasının cezalandırılmasından” bahsedilmektedir. Olaya konu çek ise keşide etmeye yetkili kişi tarafından tam olarak usulüne uygun ve hamiline düzenlenmiş ve tahsili için ciro edilmiş bir çek olup, TCK’nun 209. maddesi kapsamında bir belge değildir.

Bu nedenle yüksek dairenin sayın çoğunluğu da haklı olarak eylemi 5237 sayılı Kanunun 209. maddesi kapsamında değerlendirmemiştir. Ancak: Bu hukuka aykırı eylemin de “cezasız kalmaması” gerektiği düşüncesi ile çeki elinde bulunduranın meşru hamil olmaması nedeniyle cironun da hukuka aykırı olduğundan bahisle çekteki cironun içerik yönünden sahte olduğu kabul edilerek TCK’nun 204/1. maddesi gereğince cezalandırma yönüne gitmiştir.

Fakat bu düşünce Türk Ticaret Kanununun çek ve senetlerle ilgili düzenlemeleri ile bağdaşmamaktadır. Bilindiği üzere çek ve senetler illiyetten münezzehtirler. Yani çek ve senetler yetkili kişiler tarafından usulüne uygun olarak düzenlenip ciro edildikten sonra temeldeki ilişkiden bağımsız olarak hukuki sonuç doğururlar. Onu elinde bulunduranlar gerçek alacaklı olup olmadıklarına bakılmaksızın çek veya senetleri tahsile yetkilidirler.

Çekler ödeme araçları olup para hükmündedir. Şeklen sahte olmadıkları takdirde ciro silsilesine göre yetkili hamil görünen kişiler çeki tahsile yetkilidir. Bu nedenle çeki düzenleyip ciro eden ve taşıyan kişi sorumluluğunu taşımak ve sonucuna da katlanmak durumundadır.

Ciroda gerçek ve doğru isim ve adres yazılmasına rağmen gerçek hamil olmaması nedeniyle içerik sahteliğinin kabul edilmesi halinde kötü niyetle çek düzenleyen kişiler sonradan çekin kaybedildiği veya elde bulunduranın meşru hamil olmadığı ve cironun içerik olarak sahte olduğu iddiasını ileri sürerek ödemelerini geciktirme yönüne gidebilirler. Bu durumda ticari faaliyetlerde ciddi sıkıntılar ortaya çıkarabilir.

Bu ise Türk Ticaret Kanununun ticari işletmelerde ve işlemlerde ödemeleri kolaylaştırmayı amaçlayan çekle ilgili düzenlemelerini anlamsız hale getirir.

Bu açıklamalar ışığında tekrar olaya bakıldığında: Çekin keşide ve ciro silsilesinde somut unsurları itibari ile oluşmuş bir sahtecilik yoktur. Sanık kendi gerçek ismini ve adresini yazarak ciro etmiştir. Yani sanık kendini gizlememiştir. Dolayısı ile cirosunun sahte olduğu söylenemez. Gerçekte alacaklı olup olmadığı ve çeki iade yükümlülüğü ise dolandırıcılık ve/veya hukuk davasının konusunu oluşturur. Sahtecilik hukuku yönünden suç oluşturan bir eylem bulunmamaktadır.

Ayrıca; bilindiği üzere ceza kanunlarının temelini suçta ve cezada kanunilik ilkesi oluşturur. Kanunda açıkça suç olarak düzenlenmeyen hukuka aykırı bir eylem suç olarak nitelenip yorumla bir madde kapsamına sokularak cezalandırılamaz.

Hukuka aykırı bir eylemin cezalandırılabilmesi için hukuka aykırılığının yanında ceza kanunundaki tipe uygunluk da gerekir. İlgili madde metinleri ve gerekçeleri incelendiğinde görüleceği üzere, sanığa isnat edilen eylem 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 204. maddesi kapsamındaki sahtecilik suçu tipine uymamaktadır. Sanığın suça konu çeki sahte düzenlemediği, gerçek bir çek üzerinde değişiklik yapmadığı ya da sahte düzenlenmiş çeki bilerek kullanmadığı açıktır.

Her ne kadar kendisine ait olmayan çeki kullanmış ise de sanık tarafından yapılan cironun kendi gerçek isim ve adres bilgileri ile yapıldığı gözetildiğinde; hukuki sorumluluğu gerektiren bu eylemde sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmadığı göz ardı edilerek olayda uygulama yeri olmayan içerik sahteciliği kavramına dayanılarak yapılan onamanın kanuna ve hukuka aykırı olduğu kanaatiyle sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/3509, K. 2013/4303, 18 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2011/3509
Karar No
2013/4303
Tarih
18 Mart 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/3514 K.2013/4902
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2011/3617 K.2013/9887
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2011/3668 K.2013/9684
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2011/3672 K.2013/9131
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2011/3673 K.2013/9132
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2011/3674 K.2013/9133

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.