KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2011/5477 E., 2012/3164 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
- Hüküm
- Sanıklar ... ve ... için: Beraat (Sahtecilik
Karar Metni
567 kelime·3 dk okuma
Sanıklar ..., ..., ... ve ... için: Zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma (dolandırıcılık)
I- Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçundan açılan kamu davalarının vaki dava zamanaşımları nedeniyle ortadan kaldırılmasına ilişkin hükümlere yönelik katılan vekili ve sanık ... müdafiinin, sanık ... hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik ise katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde: Sanık ... müdafiinin temyiz isteminin gerekçesine göre tebliğnamedeki red isteyen düşünceye iştirak olunmamıştır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklar ..., ..., ..., ...’a yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının,
suç tarihinden karar tarihine kadar gerçekleştiği ve elde edilen delillerin sanık ...’ın “resmi belgede sahtecilik” suçundan hükümlülüğüne yeter nitelik ve derecede bulunmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış bulunduğundan sanık ... müdafiinin derhal beraat kararı verilmesi gereken halin bulunduğuna ilişen, katılan vekilinin bir sebebe dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin, sanık ... hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
1- Sanıklar ... ve ...’ın aralarında anlaşıp katılanın taşınmazını sahte belgelerle tapuda başkasına sattıklarının iddia olunması, sanık ...’ın olayla bir ilgisinin olmadığını savunmakla birlikte bilirkişi ...’nın 28.01.2008 tarihli raporunda resmi senetlerde ... adına olan bölümlerdeki yazı ve imzaların sanık ... elinden çıktığı yönünde kanaat oluştuğunun belirtilmesi, tapu idaresince müstenidat olarak alınan ... ve ... kimlik fotokopileri altındaki ev ve cep telefonu numaralarının sanık ...’a ait olduklarının anlaşılması,
sanık ...’ın tapudaki işlemlerde kullanılan fotokopinin üzerindeki fotoğraf hariç kendi kimliğine ait olduğunu beyan etmesi, bu kimlik fotokopisi ile cep telefonu hattı alımında kullanılan kimlik fotokopisinin benzer olduklarının görülmesi, sanık ...’ün aşamalarda beyanlarının çelişmesi, 05.12.2008 tarihli celsede tapuda birlikte işlem yaptıkları kişinin huzurdaki ... olduğunu teşhis etmesine rağmen 07.04.2009 tarihli celsede ...’ı ilk defa mahkemede gördüğünü beyan etmesi karşısında;
gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından, tapu müdürlüğünden suça konu resmi senetlerin ve dayanağı belgelerin asıllarının (fotokopilerin ilk hallerinin) ve ilgili telefon şirketinden abonelik işlemi sırasında alınan ilk alınan hali ile kimlik fotokopisinin gönderilmesi istenip incelenerek sanık ...’a ait olup olmadığı araştırılıp, sanık ...’ün beyanları arasındaki çelişki giderilmeye çalışılıp, tanık ... yeniden dinlenilerek pazarlığı kiminle yaptığı, parayı kime ödediği,
kimlik tanıklarını kim bulduğu sorulup, sanık ... ile yüzleştirilip, sanık ...’ın olaydan öncesine ait samimi imza örnekleri temin edilip resmi senet asılları ile birlikte Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilerek tapu senetlerindeki yazı ve imzaların ... eli ürünü olup olmadığı hususunda rapor düzenlettirilip, toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekir iken eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabulü göre de,
2- Sanık ... hakkında, tapu dairelerinde düzenlenen resmi senetlerin kanunen sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgelerden olmadığı, lehe Yasanın 765 sayılı TCK.nun 342/1, 80. maddeleri ile 5237 sayılı TCK.nun 204/1, 43/1, 53. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, suçun nitelemesinde yapılan hata sonucu yazılı şekilde uygulama yapılarak fazla ceza tayini,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/5477, K. 2012/3164, 8 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama