KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2011/589 E., 2012/1666 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Memurun resmi evrakta sahtekarlığı
- Hüküm
- 765 sayılı TCK'nun 339/1, 80, 59/2. maddeleri gereği 2 yıl 11 ay hapis cezası,
Karar Metni
450 kelime·2 dk okuma
Sanıkların sübutu kabul edilen eylemleri dışındaki iddianamede açıklanan diğer filleri nedeniyle zamanaşımı içerisinde hüküm kurulması olanaklı görülmüştür. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar ... ve ... ile tüm sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine: ancak;
1-Suç tarihlerinde 45 Nolu Hani Birlik Motorlu Taşıtlar Kooperatifinde yönetim ve denetim kurulu üyesi iken düzenledikleri sahte bilanço, gelir ve gider belgeleriyle yönetim ve denetim kurullarının genel kurul tarafından ibra edilmesini sağlayarak, bu şekilde birden fazla sahte resmi belge düzenlemek veya kullanmak suretiyle atılı teselsülen "resmi belgede sahtecilik" suçunu işledikleri iddia ve kabul olunan sanıkların, yüklenen suçu işlemediklerini savunmaları ve dosyada mevcut Sayıştay emekli uzman denetçilerince düzenlenen raporda sonuç olarak;
kooperatifin yönetim ve denetim kurulunda görev alan üyelerin göreve başladıkları 1997 yılından itibaren ana sözleşme ve yasa gereği tutmaları gereken yevmiye defteri, defteri kebir ile envanter defterini tutmadıkları, dolayısı ile gerçeği yansıtacak bilanço ve gelir gider cetveli çıkarılmadan, yönetim ve denetim kurulu üyeleri, genel kurul üyelerine sanal bilgiler sunarak yönetim ve denetim kurullarının ibralarını sağladıkları, 1163 sayılı Kooperatifler Yasası ile ana sözleşme hükümlerine uygun olarak yasal defterlerin tutulmaması nedeniyle ne kadar gider ve gelir elde edilip edilmediğinin belli olmadığı,
bu nedenle yönetim ve denetim kurulunda görev yapan üyelerin görevlerini ihmal ettikleri tespit ve kanaatine varıldığının bildirilmesine karşın, Grafoloji ve Sahtecilik uzmanı tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda da bu belgelerin incelenmesine yer verilmediğinin anlaşılmasına göre; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından mahkemece sahte olduğu kabul edilen belge asılları üzerinde uzman bilirkişi vasıtasıyla inceleme yaptırılıp, hükme esas alınan belgelerin sahte düzenlenip düzenlenmedikleri, hangi belgedeki imzanın hangi sanığa ait olduğu tespit edilerek,
sanıklara yüklenen suçların sübuta erip ermediği kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenip saptanmadan, eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de; sahte bilanço, gelir ve gider belgeleriyle yönetim ve denetim kurullarının genel kurul tarafından ibra edilmesini sağladıkları kabul edilen sanıkların eylemlerine konu belge asıllarının dosyada mevcut olmadığı anlaşılmakla; belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu da göz önüne alınarak, denetime olanak verecek şekilde suça konu belge asıllarının dosya içine konulması, mahkemece incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve gerekçeli kararda aldatma yeteneği ile belgelerin hukuki sonuç doğurmaya elverişli olup olmadığının tartışılıp, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/589, K. 2012/1666, 16 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama