İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Ceza Dairesi

YARGITAY · 11. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/8242 K.2011/21951

Hırsızlık suçundan; TCK.nun 142/1-b, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası Mala zarar verme suçundan; TCK.nun 151/1, 62/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca 3.000 YTL adli para cezası, CMK.nun 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına ...:…

Esas2011/8242Karar2011/21951Tarih21 Kasım 2011Okuma5 dk · 998 kelime

KÜNYE

11. Ceza Dairesi 2011/8242 E., 2011/21951 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Kasım 2011
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Resmi belgede sahtecilik, Hırsızlık, Mala Zarar Verme
Hüküm
... : Resmi belgede sahtecilik suçundan; TCK.nun 204/1, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

998 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Hırsızlık suçundan; TCK.nun 142/1-b, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası Mala zarar verme suçundan; TCK.nun 151/1, 62/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca 3.000 YTL adli para cezası, CMK.nun 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına ...: Resmi belgede sahtecilik suçundan; Temyiz talebinin CMK.nun 296. maddesi uyarınca reddi

I-)Sanık ... müdafiinin, 12.03.2010 günlü oturumda yüzüne karşı tefhim olunan hükmü, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 310. maddesinde öngörülen yasal süreden sonra 22.03.2010 havale tarihli dilekçe ile temyiz ettiği anlaşıldığından, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddine karar vermek gerektiği gerekçeleri mahkemece dosya içeriğine uygun olarak gösterilmek suretiyle kabul ve takdir kılınmış olduğundan sanık ... müdafinin soruşturma eksiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan 09.04.2010 gün ve 2007/244 Esas, 2010/212 Karar sayılı “temyiz isteminin reddine” ilişkin ek kararın ONANMASINA,

2-)Sanık ... müdafiinin, mala zarar vermek suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede;

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'a yüklenen “mala zarar vermek” suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,

3-)Sanık ... müdafiinin, resmi belgede sahtecilik ve hırsızlık suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyizine gelince;

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçların uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:

Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve hırsızlık suçlarından hüküm kurulurken kararın gerekçesinde “...kastın yoğunluğu, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak verileceği..” belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasının 4. ve 5. bentlerinde TCK.nun 204/1 ve 142/1-b maddeleri gereğince “...takdiren alt sınırdan belirlenmek üzere 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına” denilmek suretiyle hükmün karıştırılması,

Yasaya aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUY.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.11.2011 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

MUHALİF ŞERHİ

İncelenen dosyada sayın çoğunlukla aramızdaki görüş farklılığı, sanık ...’ın hırsızlık suçundan diğer sanık ... gibi beraatine karar verilmesi gerektiği şeklinde bozulması gerektiğine ilişkindir.

Şikayetçi ...'in 14.02.2007 tarihinde çalınan eşyaları arasında bulunan ve Ziraat Bankası Mersin/Çamlıyayla şubesinden alınma çek defteri koçanının sanık ...'ın arabasında ele geçmesi nedeniyle adı geçen sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. Mahkemece sanık ... ile birlikte hırsızlık suçunu işlediği iddia olunan sanık ...’ın mahkumiyetine yeterli delil elde edilemediğinden dolayı beraatine karar verilmiştir.

Beraat kararının gerekçesinde; mahkemece kısmen atıfta bulunulan Ceza Genel Kurulu’nun 04.04.2006 gün 2006/3-35-97 sayılı kararı ile daha sonraki benzer birçok kararında belirtildiği üzere; “amacı, maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden kurmak olan ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden birisi de öğreti ve uygulamada; “suçsuzluk” ya da “masumiyet karinesi” olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latince “in dubio pro reo” olarak ifade edilen “kuşkudan sanık yararlanır” ilkesidir.

Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın cezalandırılması bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin kuşkunun, sanığın yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, bir suçun gerçekten işlenip işlenmediği veya işlenmiş ise gerçekleştirilme biçimi konusunda kuşku belirmesi halinde uygulanacağı gibi, dava koşulları bakımından da geçerlidir.

Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılmamış olay ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti, yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanılıp diğer kısmı gözardı edilerek ulaşılan olası kanıya değil, kesin ve açıkbir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, hiçbir kuşku ve başka türlü oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır.

Yüksek de olsa bir olasılığa dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan maddi gerçeği ulaşmada varsayıma dayalı olarak hüküm kurmak anlamına gelir ki, bu durum da yukarıda belirtilen ilkeye açık bir aykırılık oluşturur. O halde ceza yargılamasında mahkumiyet, büyük veya küçük bir olasılığın değil, her türlü kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanmalıdır. Uygulamada adli hataların önüne geçilebilmesinin başka bir yolu da bulunmamaktadır.

Vicdani kanıt sisteminin geçerli bulunduğu ceza yargılaması hukukumuzda hakimin hükmünü dayandırdığı delillerin gerçekçi, akılcı, olayı tüm ayrıntısı ile yansıtıcı, kanıtlamaya yararlı ve hukuka uygun olarak elde edilmiş olması gerekir.

Sanık aleyhine vicdani kanı, yargılama konusu olayla ilgili olmayan bilgilerle oluşmamalı, sanığın önceki sabıkasını da hükme dayanak yapmalıdır.” şeklinde şüpheden tamamen uzak bir delilin varlığı halinde sanık veya sanıkların mahkumiyetine gidilmesi gerektiği belirtilmiş olup esasen bu husus hukukun en önemli evrensel ilkelerinin de biridir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Şikayetçi ...'in 14.02.2007 tarihinde çalınan eşyaları arasında bulunan ve Ziraat Bankası Mersin/Çamlıyayla şubesinden alınma çek defteri koçanının arabasında ele geçmesi nedeniyle sanık ... ile bu koçana ait iki adet çekte cirosu bulunan sanık ...’ın fikir ve eylem birliği içerisinde çek koçanını çalmak suretiyle hırsızlık suçunu birlikte işlediklerinden dolayı 27.07.2007 tarihli iddianame ile her iki sanık hakkında kamu davası açıldığı,

ancak mahkemece yukarıda belirtilen Ceza Genel Kurulu kararınındaki ilkeler gerekçe olarak gösterilerek sanık ...’ın mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı bir delil elde edilemediğinden beraatine karar verilmesine rağmen, hırsızlığa konu çek koçanının aracında ele geçmesi dışında şikayetçiye ait arabanın camını kırıp hırsızlık yaptığına dair tanık, parmak izi, kamera kaydı vs. gibi somut olarak hırsızlık fiilini gerçekleştirdiğine dair mahkumiyetine yeterli kesin, somut ve inandırıcı her hangi bir delil bulunmayan ve aşamalarda ısrarla atılı hırsızlık suçunu işlemediğini savunan sanık ...

Yıldırım hakkında ise gerçekçi, akılcı, olayı tüm ayrıntısı ile yansıtıcı, kanıtlamaya yararlı ve hukuka uygun hiçbir delile dayanmayan gerekçelerle mahkumiyet kararı verilmiştir.

Sanığın bu şekildeki eyleminin olsa olsa (her ne kadar bu suça dönüşmesi olanaksız ise de) TCK.nun 165.maddesindeki “suç eşyasını satın almak veya kabul etmek” suçunu oluşturacağı kabul edilebilirse de sadece arabasında çalıntı çek koçanının ele geçirilmesinin hırsızlık suçunun da faili olduğunu kabul etmemizi gerektirmeyecektir.

Bu gerekçelerle; sanık ... hakkında, hırsızlık suçundan mahkumiyetine dair hükmün “elde edilen delillerin mahkumiyetine yeterli olmadığından beraatine” karar verilmesi gerektiğinden çoğunluğun adı geçen sanık hakkındaki “hırsızlık” suçundan verilen bozma görüşüne katılmıyorum.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/8242, K. 2011/21951, 21 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2011/8242
Karar No
2011/21951
Tarih
21 Kasım 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2011/8243 K.2011/12760
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2011/8244 K.2011/12659
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2011/8249 K.2011/12567
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/8249 K.2011/9973
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/8251 K.2011/5547
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/8251 K.2011/11694

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.