KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/8249 E., 2011/12567 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
458 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, 3 adet taşınmaz üzerindeki ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile ortaklığın taşınmazların satılarak giderilmesine, bir kısım paydaşlar yönünden taşınmazdaki paylarını sattıklarından bahisle haklarında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı ... ve kendisininde taşınmazda mirasçı sıfatı ile hissedar olduğundan bahisle ... tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMUK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Ayrıca taraf teşkilinde, yaş küçüklüğü veya kısıtlılık nedeni ile davada taraf olma ehliyetine sahip olmayan paydaşlar var ise dava dilekçesi ve duruşma gününün yasal temsilcisine tebliği sağlanarak taraf teşkili sağlanmalıdır.
Olayımıza gelince; davaya konu taşımazlarda paydaş olan ve vefat eden Muris ...'ın dosya içerisinde bulunan, Mersin 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1999/550 E. ve 1999/471 K. sayılı mirasçılık belgesi ile Kendisininde ...'ın mirasçısı olduğunu beyan ederek kararı temyiz eden ...'in temyiz dilekçesi ekinde sunduğu, Adana 4. SHM'nin 2011/1229 E. 2011/1486 K. sayılı 28/06/2011 tarihli mirasçılık belgesi arasında çelişki olup her iki mirasçılık belgesi de hasımsız olarak alınmış, temyiz dilekçesi ekindeki mirasçılık belgesinde ... mirasçısı olarak belirtilen ... (...) ve ... (...) davada taraf olarak gösterilmemiştir. Bu nedenle usulünce taraf teşkili sağlandığı söylenemez.
Mahkemece öncelikle, ...'ın mirasçılık belgeleri arasındaki çelişkinin giderilmesi için ilgilisine mirasçılık belgesinin iptali ve hasımlı mirasçılık belgesi alması hususunda dava açması için süre ve yetki verilerek, alınacak mirasçılık belgesine göre taraf teşkilinden sonra işin esası hakkında karar verilmelidir.
Ayrıca paydaş ... mirasçısı olan ..., dosya içerisinde mevcut mirasçılık belgesine göre 01.09.1994 doğumlu olup gerek dava açıldığı tarihte gerekse de gerekçeli kararın tebliği aşamasında davada taraf olma ehliyeti bulunmamasına rağmen yasal temsilcisi yerine kendisine tebligat yapılması usul ve yasaya aykırıdır.
Öte yandan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a 7201 Sayılı Tebligat Kanunun 10, 21 35. maddelerinde 6099 Sayılı Kanunla yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği 19.01.2011 tarihinden sonra Adres kayıt Sistemindeki adresleri araştırlımadan, T.K'nun 35. maddesine göre yapılan tebligatlar da usulsüzdür.
Yine, davalılar ... ve ...'ın taşınmazdaki paylı mülkiyet hisselerini devrettiklerinden bahisle bu davalılar yönünden açılan davanın konusuz kalması nedeni ile davanın reddine karar verilmesi de; davalıların taşınmazda ... mirasçısı olarak miras payları olması karşısında hatalıdır. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/8249, K. 2011/12567, 21 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama