KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2012/10553 E., 2013/14788 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
482 kelime·2 dk okuma
I- Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık ...'ın Yakamoz İnşaat Malzemeleri Taahhüt. Mak. Tem. Gıda İth. İhr. San. Tic. Ltd.
Şirketinin ortağı ve yetkilisi olup şirketin 2003 yılında faaliyetine son verilip kapatıldığı halde suç tarihlerinde bu işyerinde ..., ..., ... ve ...'in işçi olarak çalıştıklarına dair sahte sigortalılık bildirgeleri düzenlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın çelişkili savunmalarda bulunması, şirketin bilinen adresinden taşındığını belirtmesine rağmen yeni adres bildirmemesi, söz konusu kişilerle birlikte ne tür faaliyette bulunduğunu açıklayamaması, ...'ın tüm aşamalarda sanığın kendisine ulaşarak çalışmadığı halde sigortalı gösterebileceği yönünde istekte bulunduğunu beyan etmesi,
hakkında sahte sigortalılık bildirgesi düzenlenen ...'in soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, 2004 yılında işyerinin resmi adresi olan ...Mah.
Onur Caddesinde faaliyet gösterdiğini ve başka bir yere taşınmadığını belirtmesine rağmen dosya içinde mevcut işyeri yoklamalarında söz konusu şirketin 2003 yılında kapandığının ve bir daha bilinen adresinde faaliyet göstermediğinin komşu işyeri çalışanlarının beyanlarıyla ortaya konulması, ...'nın, sanığın Murat 124 marka arabası olduğundan 1 yıl boyunca şoförlüğünü yaptığını, ...'nın ise, sanığın getir götür işlerini yaptığını ifade etmeleri karşısında, mahkemenin suçun sübut bulduğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı arttırıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş,
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkân verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş,
hükmolunan ceza miktarı itibari ile sanık hakkında 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK'nun 231. maddesininuygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmış ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin, suçun unsurlarının oluşmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II- Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu,
suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihi olan 01.01.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/10553, K. 2013/14788, 10 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama