KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2012/16344 E., 2013/15445 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Mühür bozma
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
236 kelime·1 dk okuma
TCK’nun 203. maddesi, esasta bir şeyin saklanmasını veya varlığının olduğu gibi muhafazasını sağlamak üzere, kanunun veya yetkili makamların emrine uyularak konulmuş mührün kaldırılmasını cezalandırmaktadır.
Burada kamu idaresinin yasa ile yetkili makamlarının emri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için eşyayı koruma altına alan ve başkalarının eşya üzerinde işlemde bulunmalarını önleyen iradesi, yasaya uygun olarak konulan bir mühürle açıklanmakta olup bu mührün açığa vurduğu iradeyi etkisiz hale getirerek onu ihlal eden herhangi bir eylem ile suç işlenmiş olmaktadır.
Mühür bir işaret ve semboldür, o nedenle mührün maddi varlığına el sürülüp sürülmemesi suçun oluşmasına etkili değildir. Zira, önemli olan mühürle sağlanmak istenen amacın engellenmesidir. Dolayısıyla bu amacı ihlal etmeyen bir eylem nedeniyle mühür bozma suçunun işlendiğinden de söz edilemeyecektir.
Somut olayda; sanığın işlettiği seranın ruhsatı bulunmadığından katılan belediyece mühürlendikten sonra yapılan kontrolde faaliyetine devam ettiğinin tespit edilmesi üzerine kamu davası açıldığı, mühürlemeden sonra ticari bir çalışmasının olmadığını, fidanlık olduğu için sadece sulama ve ilaçlama yaptığını savunması karşısında, sanığın mührün konuluş amacına aykırı hareket ettiği anlaşılmakla, üzerine atılı mühür bozma suçunun sübut bulduğu gözetilerek mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/16344, K. 2013/15445, 28 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama