KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2012/22265 E., 2013/10886 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık
- Hüküm
- Sanıklar ..., ... ve ...; beraat
Karar Metni
451 kelime·2 dk okuma
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında; mahkumiyet
Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin hükmolunan cezaların süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 318. maddesi uyarınca reddine oybirliğiyle karar verildikten sonra, incelenerek gereği görüşüldü:
1- Müdafiinin sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231/12. maddesi uyarınca temyizinin mümkün olmayıp, itiraza tabi olduğu anlaşılmakla, sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 264/2. maddesi uyarınca başvurunun, itiraz dilekçesi olarak kabulü ile gereğinin mahallinde takdir ve ifasına,
2-Resmi belgede sahtecilik suçundan; sanıklar ..., ..., ... hakkında beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin, aynı suçtan sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafileri ile katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, elde edilen delillerin sanıklar ..., ... ve ...'nün hükümlülüklerine yeter nitelik ve derecede bulunmadığı, sanıklar ..., ... ve ...'ın ise suçlarınınsübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı-azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş,
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan vekili ve sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3-Dolandırıcılık suçundan; sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafileri ile katılan vekilinin, sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki beraat hükümlerine yönelik ise katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu,
suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanıklar müdafileri ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/22265, K. 2013/10886, 27 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama