KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2012/30999 E., 2013/1251 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2013
Karar Metni
392 kelime·2 dk okuma
Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda; mahkumiyetine ilişkin Uşak Ağır Ceza Mahkemesince verilen 23.06.2009 tarihli hükmün sanık tarafından süresinden sonra temyiz edildiğinin kabulüyle, mahkemece 04.10.2010 tarihinde temyiz isteminin reddine karar verildiği, sanığın bu kararı süresinde temyiz etmesi üzerine yapılan incelemede, Dairemizce 11.04.2011 gün, 2011/4900-1954 sayı ile “temyiz isteminin reddi kararının” onanmasına karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 19.09.2012 tarihinde sanık yararına itirazda bulunulmasıyla yapılan incelemede.
20.11.2012 gün ve 2012/24212-19909 sayı ile “itirazın kabulüyle Dairemizin 11.04.2011 günlü temyiz isteminin reddi kararının onanmasına ilişkin kararın kaldırılmasına, onama kararı ile bu kararın iptali tarihi arasında geçen süre, zamanaşımının hesaplanmasında göz önünde bulundurulmayacağından resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin onanmasına” karar verildiği,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 21.12.2012 tarihli itiraz dilekçesinde bu defa, Dairenin 11.04.2011 tarihli onama kararının esasa ilişkin olmaması nedeniyle dava zamanaşımı süresinin işlemeye devam edeceği ve itirazın kabulüne karar verildiği tarih itibariyle dolandırıcılık suçundan açılan davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir” denilerek yeniden itiraz edildiği belirtilerek dosya dairemize gönderilmekle, 6325 sayılı Kanunun 99. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 208/3. madde ve fıkrası uyarınca dosya ele alınarak yapılan incelemede gereği görüşüldü: Dairemizce 11.04.2011 gün,
2011/4900-1954 sayılı “temyiz isteminin reddi kararının onanmasına” ilişkin kararın, itiraz üzerine kaldırılmasıyla sanığın ilk temyizinin süresinde olduğu kabul edildiğinden zamanaşımının işlemeye devam ettiği anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.12.2012 günlü itirazının kabulüyle, Dairemizin 20.11.2012 tarih ve 2012/24212-19909 sayılı onama kararının “dolandırıcılık” suçu ile ilgili bölümünün iptaline.
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun yasada gerektirdiği cezasının üst sınırı itibariyle tabi olduğu,
suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçun işlendiği 30.03.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/30999, K. 2013/1251, 24 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama