KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2012/4301 E., 2012/10982 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi Belgede Sahtecilik
- Hüküm
- Sanıkların ayrı ayrı 765 sayılı TCK.nun 342/1, 80. maddeleri gereği 2 yıl 4’er ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına dair.
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma
Sanıkların yokluklarında verilen 14.10.2004 günlü mahkumiyet hükmünün sorgularında beyan ettikleri adreslerine tebliğe çıkartıldığı, muhatapların adreslerinde bulunamadıklarından tebligatların merciine bila tebliğ iade edilmesi üzerine mahkemece herhangi bir adres araştırması yapılmadan 05.01.2005 tarihli Resmi Gazete'de ilan edilip bu kez karar henüz kesinleşmeden 5237 sayılı TCK’nun yürürlüğe girdiğinden bahisle dosya yeniden ele alınıp bu kez 25.01.2006 tarihli uyarlama kararının verildiği ve bu kararın da daha önceden kendilerine tebligat yapılmamış adreslerine Tebligat Kanunun 35. maddesi uyarınca tebliğ edilerek kesinleştirilip infaza
verildiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunun 11. maddesi uyarınca vekille temsil edilen davalarda tebligatın vekile yapılacağı ve sanıklardan ...’un yargılama sırasında vekaletnameli müdafiinin bulunduğu gözetilmeden ayrıca Kanunun 28. maddesi uyarınca ilanen tebligat yapılabilmesinin koşullarının anılan maddede "Adresi meçhul olanlara tebligat ilanen yapılır.
Yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılamayan ve ikametgahı, meskeni veya iş yeri de bulunamayan kimsenin adresi meçhul sayılır" şeklinde düzenlendiği, ayrıntısı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.09.1999 gün ve 1999/1-609-744 sayılı kararında da açıklandığı üzere. Yapılan soruşturma ile adres tespiti imkanı bulunamamışsa ilanen tebliğ zorunlu hale gelir. İlanen tebligat en son başvurulacak bir çaredir.
Belirtilen inceleme ve soruşturmayı kapsamadan, sanıklardan ...’in vekaletnameli müdafii de varken adreslerin meçhul olduğunun kabul edilmesi ve bunun sonucu olarak ilan yoluyla hükmün tebliğ edilip kesinleştirilmesinin usulsüz olduğu; anılan nedenlerle usulünce kesinleşmeyen kararlar hakkında uyarlama hükmü kurulamayacağından 25.01.2006 günlü ek karar ve sonraki işlemler yok hükmünde olup sanıklar müdafiinin asıl hükme yönelik temyiz isteminin öğrenmekle süresinde yapıldığı kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun, hüküm tarihinden önce yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesindeki cezasının miktarına göre tabi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/4301, K. 2012/10982, 7 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama