KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2012/4795 E., 2013/13342 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik, şahadetnamede sahtecilik
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
261 kelime·1 dk okuma
1- Katılan vekilinin, sanık hakkında "2002 ve 2003 yıllarında resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan beraat hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Katılan vekilinin, sanık hakkında "2004 yılında resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan beraat hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Sanığın doğrudan gelir desteğinden faydalanmak amacıyla sahte olarak düzenlediği iddia olunan taahhütnamenin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 355. maddesi kapsamındaki "şahadetname" niteliğindeki belgelerden olduğunun kabulü ile yapılan incelemede gereği görüşüldü;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen ''2004 yılında şahadetnamede sahtecilik'' suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu,
suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, yüklenen suç tarihi olan 23.08.2004’ten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/4795, K. 2013/13342, 20 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama