KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2012/8301 E., 2013/12027 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- 1-765 sayılı TCK.nun 342/1,59/2. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis.
Karar Metni
580 kelime·3 dk okuma
2-765 sayılı TCK.nun 342/1, 59/2. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis.
I-) Sanık müdafiinin, 9957910 seri numaralı, 1500 TL (birbuçukmilyar lira) meblağlı çek nedeniyle verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede; Suça konu çekin keşide tarihi 29.09.2001 ise de, çekin kullanılması suretiyle kendisinden alışveriş yapılan ...'ın beyanları ile dosyada fotokopisi bulunan 25.08.2001 tarihli faturadan, çekin ileri tarihli olarak düzenlenip verildiği, buna göre suç tarihinin çekin sanık tarafından kullanıldığı 25.08.2001 tarihi olduğunun kabulüyle yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu,
suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 25.08.2001 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında “9957910 seri numaralı, birmilyar lira meblağlı sahte çeki kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik” suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-) Sanık müdafiinin, 9957909 seri numaralı, 1000 TL (birmilyar lira) meblağlı çek nedeniyle verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyizine gelince;
1- Suça konu çekteki son ciranta ...
Cumhuriyet Başsavcılığındaki 31.05.2002 tarihli ifadesinde, ...'un kendisinden Nokai 8890 marka cep telefonu aldığını, karşılığında bu çeki verdiğini, kendisini tanıdığı için cirosunu almadığını, günü geldiğinde çeki bankaya ibraz ettiğini, karşılıksız kaşesi vurdurduğunu, keşideciyi aradığında çekin çalındığını öğrendiğini belirttiği 24.11.2004 tarihli oturumdaki ifadesinde ise, “..çeki ...olarak ciro eden kişinin ...'un oğlu ... olduğunu sonradan öğrendik, o zamana kadar ...olmadığını bilmiyorduk...” dediği anlaşılmakla, öncelikle suça konu çekin alınmasına sebep olan alışverişin hangi tarihte gerçekleştiği,
alışveriş ile çekin günü arasında ne kadarlık bir süre olduğu, alışverişe ilişkin fatura benzeri bir belgenin bulunup bulunmadığı hususları ...'dan sorulmak suretiyle, sanık tarafından çekin kullanıldığı tarihin ve buna göre gerçek suç tarihinin tespitinden sonra sanığın hukuki durumunun takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Kabule göre de;
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 342/1. maddesindeki cezanın 2 yıldan 8 yıla kadar, sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesindeki cezanın ise 2 yıldan 5 yıla kadar hapis olduğu, lehe yasanın belirlenmesi amacıyla yapılan karşılaştırmada, cezaların alt ve üst sınırları birlikte değerlendirilerek temel cezanın tespiti gerektiği, üst sınırı 8 yıl hapis olan 342/1. maddesine göre temel ceza 2 yıl 6 ay olarak takdir ve tayin edildiğine göre, üst sınırı 5 yıl hapis olan 204/1. maddesine göre temel cezanın bundan daha az olması gerekeceği de gözetilerek,
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca.
765 sayılı TCK ile 5327 sayılı TCK.nun olaya ilişkin tüm hükümleri uygulanıp, cezalar kişiselleştirilerek, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, “..temel cezanın her iki yasaya göre de farklı tayin edilmesine gerek olmadığından bahisle yazılı şekilde uygulama yapılması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/8301, K. 2013/12027, 3 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama