KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2014/15075 E., 2016/2856 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik, suç eşyasının satın alınması
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
443 kelime·2 dk okuma
1– Sanığın, suça konu ... plaka çalıntı aracı bir şekilde ele geçirip ... sahte plaka ve bu plakaya uygun trafik ve tescil belgeleri düzenleyip kullandığının iddia olunduğu olayda, ... Emniyet Müdürlüğünün 09.05.2006 tarihli yazısında, ... ' nun, suça konu çalıntı aracı ...'ın sahte belgelerle sanık ...'e sattığını beyan ettiği, ancak sanığın bu hususu doğrulamayarak, aracı oto pazarında ... 'dan aldığını savunması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, ... 'nun açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek duruşmaya çağrılıp dinlenilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2- Sahtecilik suçlarında aldatıcılık özelliğinin tespitinin hakime ait olduğu cihetle, suça konu 2 adet plaka, 1 adet sahte trafik belgesi, 1 adet sahte tescil belgesi getirtilerek duruşmada incelenip özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan ve denetime olanak verecek şekilde dosyada bulundurulduktan sonra aldatıcılık nitelikleri bulunup bulunmadıkları tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesinin birinci fıkrasında temel cezanın belirlenmesinde göz önünde bulundurulması gereken hususlar; "suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saik" şeklinde düzenlenmiştir.
Kanun koyucu, cezanın kişiselleştirilmesinin sağlanması bakımından hâkime somut olayın özellikleri ve işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı bir şekilde gerekçesini de göstererek iki sınır arasında temel cezayı belirleme yetki ve görevi yüklemiştir.
Ancak hâkimin cezayı belirlerken dayandığı gerekçe, bu düzenlemelere uygun olarak, suçun işleniş biçimi, suç işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik ile dosya içeriğine yansıyan bilgi ve belgelerin isabetle değerlendirildiğini gösterir biçimde yasal ve yeterli olmalıdır.
Bu kapsam da; sanık hakkında, mahkemenin TCK' nın 61. maddesinde düzenlenen hususları tartışmaksızın gerekçesinde yalnızca sanığın tüm aşamalarda suç saiki ile hareket ettiği ve eylemlerini profesyonel bir zihniyet içinde tamamladığını esas alarak yetersiz gerekçeyle en üst sınırdan teşdiden uygulama yapılmak suretiyle fazla ceza tayini yasaya aykırı,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2014/15075, K. 2016/2856, 29 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama