KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2014/2324 E., 2014/4560 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2014
Karar Metni
621 kelime·3 dk okuma
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 12.12.2013 gün ve 2013-18837/76147 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 24.12.2013 gün ve KYB.2013/397188 sayılı ihbarnamesi ile;
Resmî belgede sahtecilik ve işkence suçlarından şüpheliler ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda ...Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 20/05/2013 tarihli ve 2012/3584 soruşturma, 2013/790 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii ...1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/07/2013 tarihli ve 2013/2803 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre, müştekinin gözaltı sırasında oluşan yaralanmalarının polis memurlarına mukavemeti sonucunda kendisine karşı orantılı zor kullanılması ile meydana geldiği, müştekinin tekme ve yumrukla polis memurlarına vurmaya çalışması üzerine, orantılı olarak tutulup zaptedildiği ve kendisine kelepçe takıldığı, bu esnada halen direnmeye devam eden müştekinin adli raporunda belirtilen yaralanmalarının direnme sırasında oluştuğu, şüpheli polis memurlarının zor kullanmada sınırı aştıklarına veya yakalama ve üst arama tutanaklarına müştekinin yerine sahte imza attıklarına dair yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemediğinden bahisle atılı suçlardan şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.
Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu,
somut olayda, olay tarihinde sahte nüfus cüzdanı kullandığı iddiasıyla polis ekiplerince yakalanarak ...Çarşı Karakolunda gözaltına alınan müştekinin, gözaltında bulunduğu sırada kötü muamele ve işkenceye maruz kaldığını, şüpheli polis memurlarının kendisini darp ettiğini, ayrıca 18/10/2011 tarihli iki adet üst arama tutanağı ile aynı tarihli iki adet yakalama tutanağını imzalamadığı halde, şüpheli polis memurlarınca yerine imza atılmak suretiyle evrakta sahtecilik yapıldığını, darp raporu olduğu halde polis fezlekesine darp yazılmadığının iddia edildiği olayda, müştekinin gözaltına alınırken alınan 18/01/2011 tarihli adli raporunda,
herhangi bir darp cebir izine rastlanmadığı belirtildiği halde, gözaltından çıkış sonrası alınan 19/01/2011 tarihli adli raporunda, vücudunun değişik yerlerinde bir çok ekimoz ve alt dişlerde bir adet kırık tespit edilmiş olması karşısında, söz konusu yaralanmanın ne şekilde oluştuğunun tespiti amacıyla etkin bir soruşturma yapılması, olay tarihindeki karakol kamera görüntülerinin celbedilip çözümlenmesi, müştekideki yaralanmanın ne şekilde oluştuğunun tespit edilmesi, tedavi evrakları ve geçici adli raporları celbedilerek kesin raporunun aldırılması, varsa tanık beyanlarının alınması,
sahteliği iddia olunan 18/10/2011 tarihli iki adet üst arama tutanağı ile aynı tarihli iki adet yakalama tutanağında şüpheli ...’ın isminin altındaki imzaların kimin eli ürünü olduğunun tespit edilmesi amacıyla müşteki ve şüpheli polis memurlarının huzurda bol miktarda imza ve yazı örneklerinin alınması, müşteki ve şüphelilerin, daha önce başka amaçla atılmış samimi imza ve yazı örneklerini içeren belge asılları getirtildikten sonra, suça konu tutanaklarda mevcut şüpheli ... isminin altındaki imzaların kimin eli ürünü olduğu hususunda, şüphelilerin polis memuru olduğu da gözetilerek,
Kriminal Polis Laboratuarı yerine tarafsız, uzman bir kurum veya kuruluşa bilirkişi incelemesi yaptırılarak,gerektiğinde Adli Tıp Kurumu Fizik İnceleme İhtisas Dairesinden bu hususta rapor alınarak şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2014/2324, K. 2014/4560, 12 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama