KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2014/5185 E., 2016/1755 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma
1- Başka suçtan yakalaması olan sanığın, ... adına düzenlenmiş kimliğin üzerine kendi fotoğrafını yapıştırarak taşırken yakalanmasından ibaret oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eylemlerinin iki ayrı suçu değil, bir bütün halinde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı;
ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 gün ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 gün 2011/8-335 Esas 2012/1804 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma niteliğinin varlığını göstermeyeceği cihetle;
belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğundan, suça konu ve sahte olduğu kabul edilen nüfus cüzdanı incelenmek suretiyle, özellikleri duruşma tutanağına yazılıp, gerekçede aldatıcılık niteliği irdelenerek, denetime olanak verecek şekilde suça konu nüfus cüzdanının aslının dosya içine konulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Adli emanetin 2012/595 numarasında kayıtlı bulunan nüfus cüzdanının dosyada delil olarak saklanması yerine, 5237 sayılı TCK.nun 54. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi yasaya aykırı,
3- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2014/5185, K. 2016/1755, 1 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama