İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Ceza Dairesi

YARGITAY · 11. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2015/1694 K.2017/1864

İddianameyi düzenleyen Cumhuriyet savcısı ...y ile hükmü veren Sulh Ceza Mahkemesi hakimi ...un karı-koca oldukları, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanun'un 46. maddesi hükmünde; karı-koca, ikinci derece dahil kan ve sıhri hısımlar bir mahkemenin aynı…

Esas2015/1694Karar2017/1864Tarih15 Mart 2017Okuma5 dk · 907 kelime

KÜNYE

11. Ceza Dairesi 2015/1694 E., 2017/1864 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Mart 2017
Mahkemesi
Sulh Ceza Mahkemesi
Suç
Açığa imzanın kötüye kullanılması
Hüküm
Mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

907 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

İddianameyi düzenleyen Cumhuriyet savcısı ...y ile hükmü veren Sulh Ceza Mahkemesi hakimi ...un karı-koca oldukları, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanun'un 46. maddesi hükmünde; karı-koca, ikinci derece dahil kan ve sıhri hısımlar bir mahkemenin aynı dairesinde görev yapamayacaklarının öngörülmüş olması, 5271 sayılı CMK'nun 22. maddesinde de mani bir düzenleme getirilmiş bulunması karşısında, uyulması zorunlu bir usul kuralı olduğu gözetilip davadan çekilmesi gerekirken, yargılamaya devamla 1412 sayılı CMUK'nun 308/1. madde ve fıkrasına aykırı davranılması,

Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 15.03.2017 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALİF ŞERHİ

Sayın çoğunluk, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 46. maddesinde yer verilen yasal düzenlemeye dayalı olarak, uyulması zorunlu bulunan bir usul kuralına muhalefet edildiği gerekçesi ile, mahkemenin kararını bozmuştur.

Aşağıda yer verilen nedenlerle sayın çoğunluğun görüşüne katılınmamıştır.

Şöyle ki;

Bozma gerekçesinde yer verilen Hakimler ve Savcılar Kanununun 46. maddesi “karı-koca, ikinci derece dahil kan ve sıhri hısımlar bir mahkemenin aynı dairesinde görev yapamazlar. Bu şekilde görev yapmalarına olanak bulunmayanlardan o yere sonradan atanan; daha sonra meydana gelen aynı nedenlerden dolayı birleşemeyeceklerden istekli olanı, istekli olmaması halinde kıdemsiz olanı bulunduğu bölge içinde başka bir daire veya yere atanır.” şeklinde düzenlenmiş olup madde metninde “bir mahkemenin aynı dairesi” kavramına yer verilmiştir.

“Aynı Daire” kavramı yine Hakimler ve Savcılar Kanununun 5. maddesinin 2. fıkrasında karşımıza çıkmaktadır. Bu madde de “Mahkeme başkanlarının, yargılamanın düzenli bir şekilde yürütülmesine ilişkin olarak görevli oldukları mahkeme dairelerindeki hakimler üzerinde gözetim hakkı vardır.” tarzında bir düzenleme mevcuttur.

Öncelikle Hakimler ve Savcılar Kanununun 5/2 ve 46. maddelerinde yer verilen “bir mahkemenin aynı dairesi ve mahkeme dairelerindeki” kavramları üzerinde durmak gerekir.

Ceza yargılamasında ve terminolojisinde mahkeme, mahkeme heyeti, mahkeme başkanı, hakim, savcılık, savcı vs. kavramlarla hemen herzaman karşılaşmak mümkün iken, özellikle ilk derece yargılamasında “daire” kavramına rastlamak pek mümkün değildir. Daha ziyade daire kavramı istinaf ve temyiz yasa yolunda sıkça karşılaşılan bir kavramdır.

Hal böyle olunca; Hakimler ve Savcılar Kanununun 46. maddesindeki düzenleme hukukçular tarafından yorumlanmak suretiyle açıklığa kavuşturulacaktır.

Kanaatimizce. 2802 sayılı HSK’nın 46. maddesi, yasanın aradığı anlamda akrabalık ilişkileri bulunan hakim ve savcıların atanmalarına ilişkin usul ve esasları düzenlemekte olup, bu şekilde akrabalık bağı olan hakim ve savcıların “bir mahkemenin aynı dairesinde” görev almalarını yasaklamaktadır.

Yukarıda yazılı Kanunun 5/2 ve 46. maddesindeki düzenlemeler nazara alındığında, Daire’den yasa koyucunun kastı: ağır ceza mahkemeleri ve ticaret mahkemeleri gibi mahkeme başkanları bulunan, toplu ve heyet halinde çalışan, karar alan mahkemelerdir. Bu madde, bu nedenle, atamaya ilişkin sınırlı bir hali kapsamaktadır.

Bizatihi hakim ve savcıların atamalarındaki idari işlemlerde nazara alınacak bu düzenlemeden yola çıkarak, yasanın konuluş gayesi dışında da yorumlanmak suretiyle kamu davası açan bir savcının, kamu davası açıldıktan sonra yargılama sürecinde hiçbir surette yer almadığı bir davaya bakan hakim ile karı-koca gibi bir akrabalık ilişkisi bulunduğu, hakimin tarafsız davranamayacağı, bunun da usule açık bir aykırılık teşkil ettiğini ileri sürmek de yasa koyucunun amacını aşan bir yorum olacaktır.

Somut olayda hakimin davaya bakıp bakamayacağı hususunu, 2802 sayılı HSK’nın 46. maddesinden ziyade, 5271 sayılı CMK’nın 22, 23 ve 24. maddeleri ile ...İlkeleri çerçevesinde değerlendirmenin daha doğru olacağı inancındayım.

Bu yasal düzenlemeler ve ilkeler ışığında konu değerlendirildiğinde;

Hakimin davaya bakamayacağı haller 5271 sayılı CMK’nın 22. maddesinde 8 bent halinde, hakimin yargılamaya katılamayacağı haller ise aynı kanunun 23. maddesinde 3 bent halinde tahdidi olarak sayılmış olup, somut olayda bu hallerin hiçbiri bulunmamaktadır.

Bunun dışında bir hal daha vardır ki o da; CMK’nın 24/1. maddesindeki “hakimin tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebeplerin varlığıdır. Bu durumda da hakimin davadan çekinmesi ya da reddi gerekmektedir. Hakimin “tarafsızlığını şüpheye düşürecek diğer sebeplerin” neler olduğu kanunda açıkça zikredilmemiş, bu hususda bir sınırlama da yapılmamıştır. Bu nedenle, “bir nedenin” hakimin tarafsızlığını şüpheye düşürecek nitelikte olup olmadığı her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir. Madde de belirtilen “şüphe” deyiminden, hakimin tarafsız hareket edemeyeceği konusundaki somut bir takım olgular anlaşılmalıdır.

Yine somut olayımıza döndüğümüzde; önüne gelen bir kamu davasının yargılamasını yapan hakimin sırf davayı açan savcı ile yasanın aradığı anlamda, heyet halinde çalışan bir mahkemeye atanma engeli oluşturacak bir akrabalık bağı olması nedeniyle, tarafsız olamayacağı, objektif davaranamayacağı, davayı açının kimliğinden etkilenebileceği sonucuna varmak ve bunu da bir yargılama engeli görmek mümkün değildir.

Şayet taraflar sırf bu nedenden dolayı hakimin tarafsız davranmadığını müşahede etmeleri halinde ve yargılama sırasında bu hususu açıkça ileri sürmeleri durumunda CMK’nın 24/1. fıkrasındaki red müessesinin işletilmesi sonucu doğabilecektir.

Aksine buna delalet eden bir durum yokken, taraflar bu hususu gerek yargılamada gerekse temyiz dilekçelerinde ileri sürmemişken, hakimin tarafsızlığından kuşku duymamışken, sadece 2802 sayılı HSK’nın 46. maddesindeki düzenleme nedeniyle hakimin davaya bakamayacağı sonucuna varmak kanaatimizce olanaklı görülmemiştir.

Yine, burada, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 27/06/2006 gün ve 315 sayılı kararı ile benimsenmesine karar verilen “Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonunun 22 Nisan 2003 tarihli oturumunda hakimlerin hangi esaslara göre görevlerini yürütecekleri konusunda kabul edilen “Bangolar Yargı Etiği İlkeleri” olarak adlandırılan ilkeler gereği de somut olayda hakimin davadan çekilmesi gerektiği ileri sürülebilir ise de; “bağımsızlık, tarafsızlık, doğruluk ve tutarlılık, dürüstlük, eşitlik, ehliyet ve liyakat olarak özetlenebilecek Bangolar Yargılar Etiği İlkeleri’nden olan “tarafsızlık” ilkesinin de somut olayda işletilmesi ve hakimin kamu davasından çekilmesi sonucunu doğurmasının mümkün olmadığı değerlendirilmiştir.

Sonuç olarak, kamu davası açan bir savcının yargılamayı yapacak eşinin, davanın taraflarına karşı tarafsız olmayacağı, taraflara karşı objektif ve eşit mesafede duramayacağı sonucunu doğurabilecek bir halin bulunmadığı, 5271 sayılı CMK’da yer verilen hakimin dosyaya bakmayacağı, yargılamaya katılmayacağı ya da tarafsızlığını şüpheye düşürecek bir durumun bulunmadığı da değerlendirilmekle, sayın çoğunluğun görüşüne katılmamıştır.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2015/1694, K. 2017/1864, 15 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2015/1694
Karar No
2017/1864
Tarih
15 Mart 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2015/1708 K.2017/2122
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2015/1738 K.2017/523
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2015/1739 K.2017/524
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2015/1755 K.2017/2289
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2015/1770 K.2017/905
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2015/1773 K.2017/2131

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.