KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2015/6882 E., 2017/1575 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2017
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
- Hüküm
- Sanık ... hakkında: Beraat Sanık ... hakkında : Mahkumiyet
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
I- Sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
Yüklenen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sonucu itibariyle doğru olan hükmün istem gibi ONANMASINA, II- Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30.03.1992 gün ve 80/98 sayılı kararında açıklandığı ve Dairemizin benzer birçok kararında vurgulandığı üzere: belgelerde sahtecilik suçlarında kast, zarar vermek bilinci ve iradesi olarak kabul edilmelidir. Mağdurun önceden verdiği rıza üzerine onun imzasını taklit ederek kullanan fail de mağdura zarar vermek bilinci bulunmayacağından kastın varlığı ileri sürülemez.
Ancak doğal olarak, rıza üzerine başkasının imzasını taklit eden failin, mağdura herhangi bir zarar vermeyeceği kanısı ile hareket ettiği sabit olmalıdır. Mağdurun rızasının kastı ortadan kaldırabilmesi için fiilin işlenmesinden önce açıklanması zorunludur. Mağdurun rızası açık olabileceği gibi zımni de olabilir.
Özellikle iki kişi arasındaki ilişkiler, böyle bir rızanın varlığını ciddi olarak kabule elverişli olduğu takdirde, bu rızaya dayanarak başkasının imzasını atan kimsede suç kastının varlığı kabul olunamaz.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; suç tarihinde katılan S.S. Yalın Denizkent Yapı Kooperatifi başkanı olan sanık ...'nın, 19.07.2006 tarihli kooperatif üyelik başvuru formunu kardeşi olan sanık ... adına doldurarak imzalaması şeklinde gerçekleşen eylemde, sanık ...'ın savunmasında, sanık ...'nın suça konu belgeyi bilgi ve rızası dahilinde imzaladığını beyan etmesi, 27.11.2013 tarihli bilirkişi raporu ile sanık ...'ın kooperatif üyeliği nedeniyle ödediği 15.000 TL'lik üyelik aidatının kooperatifin yasal hesaplarına geçmesi sebebiyle bu yönde bir zarar oluşmadığının da tespiti karşısında, yüklenen sahtecilik suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden yasal olmayan gerekçeyle mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2015/6882, K. 2017/1575, 6 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama