KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2015/7144 E., 2017/250 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.03.2008 gün ve 7/56 sayılı kararında açıklandığı üzere, kendisine zorunlu müdafii atandığından haberdar olmayan ve yargılama aşamasında atanan müdafii ile hiç yüz yüze gelmeyen sanığın, atandığından haberdar olmadığı müdafiinin hükmü süresinde temyiz etmemesi işleminden sorumlu tutulamayacağı, yine gerekçeli kararın sanığın sorgusunda bildirdiği adreste eşine 24/12/2013 tarihinde tebliğ edilmesine karşın, sanığın bu tarihte cezaevinde olması nedeniyle, 13.01.2014 tarihli dilekçesinin temyiz niteliğinde olup öğrenmeyle süresinde olduğu anlaşılmakla yapılan temyiz incelemesinde gereği görüşüldü:
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesi‘nin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Mahkemece tekerrüre esas alınan Nusaybin Asliye Ceza Mahkemesi‘nin 22.11.2002 tarih ve 2002/187 E. 2002/494 K. sayılı kararı kapsamında hükmolunan 5 yıl 14 ay 20 gün hapis cezasına ilişkin mahkûmiyetin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun yürürlüğe girişinden sonra yapılan uyarlama yargılaması sonrasında ortadan kaldırıldığı, 07/03/2011 tarih ve 2008/283 E. 2011/304 K. sayılı karar ile sanık hakkında aynı suça ilişkin olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmakla, iş bu kararın tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2015/7144, K. 2017/250, 16 Ocak 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama