KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2015/7780 E., 2017/5655 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Asıl karar; mahkumiyet
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.04.2009 tarih ve 214/98 sayılı kararında açıklandığı üzere; hüküm ve kararlarda yasa yolu bildiriminin yasa yolu, mercii, şekli ve süresini de kapsayacak şekilde açıkça anlaşılabilir ve her türlü yanıltıcı ifadeden uzak biçimde belirtilmesi zorunlu olup, sanığın SEGBİS sistemi ile yüzüne karşı 21.05.2015 tarihinde verilen hükümde temyiz süresinin başlangıcının yanılgıya yol açacak biçimde “tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde kararı temyiz edebileceği” denilerek usulüne uygun olarak gösterilmemesi nedeniyle, öğrenme üzerine 08.07.2015 tarihinde sanığın hükmü yasal sürede temyiz ettiğinin kabulü gerektiği anlaşılmakla, mahkemenin 13.07.2015 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- UYAP üzerinden yapılan sorgulamada, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/324 Esas, 2014/632 Karar sayılı ve Gemlik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/229 Esas, 2014/416 Karar sayılı dosyaları ile verilmiş mahkumiyet kararlarının bulunduğunun anlaşılması karşısında, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.04.2014 gün ve 2013/11-397-2014/202 sayılı kararında açıklandığı üzere, belgelerde sahtecilik suçunun hukuki konusunun kamu güveni olduğu ve fiil tarihleri de dikkate alınarak;
hukuki kesintinin iddianame tarihi itibariyle oluşacağı gözetilip sanığın eylemlerinin ayrı suçları mı, yoksa bir suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünün kısa zaman aralıkları içerisinde, birkaç kez ihlal etmek suretiyle zincirleme biçimde işlenmiş tek suçu mu oluşturduğunun değerlendirilmesi ile mükerrer yargılama ve cezalandırılmanın önlenmesi bakımından sanık hakkında belirtilen dava dosyaları getirtilip incelenerek mümkünse birleştirilmeleri, değilse bu davayı ilgilendiren kısımlarının onaylı örneklerinin dosya içerisine konulması,
zincirleme suç ilişkisi içindeki eylemlerden bazılarının kesinleşmiş mahkumiyet hükmüne konu olmasının diğer eylemlerin dava konusu yapılmasına engel olmayacağı, bu bağlamda sonradan sübutu kabul edilen eylem nedeniyle münhasıran önceki cezada zincirleme suç hükümlerinin uygulanması nedeniyle ortaya çıkacak olan ilave cezaya hükmolunabileceği dikkate alınarak, sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırmayla hüküm kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2015/7780, K. 2017/5655, 18 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama