KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2015/8335 E., 2017/2508 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 gün, 2013/11-397 E., 2014/202 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK’nın “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçunun hukuki konusunun kamu güveni olduğu,
suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği ve 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uyarınca;
"bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğu da gözetilerek açıklanan ilkeler doğrultusunda; dosya içinde sanığın benzer eylemleri sebebiyle açılmış birden fazla kamu davası bulunduğu,
bu davaların iddianamelerinde eldeki dosyanın iddianamesinde sürücü kursu sınavlarına başkası yerine giren veya yerine başkasının sınava girdiği kişilerin de sanık olarak yer aldığı görülmekle mükerrer yargılamaya sebep olmamak için, sanık hakkında açılan ilgili dava dosyasının araştırılıp celbi sağlanarak, derdest olması halinde birleştirilmesi, aksi taktirde bu davayı ilgilendiren kısımlarının onaylı örnekleri dosya içerisine konulup suç tarihleri de nazara alınarak sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2015/8335, K. 2017/2508, 5 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama