KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2016/1879 E., 2016/5640 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Vergi Usul Kanununa muhalefet
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma
1- Sanık hakkında defter ve belgeleri ibraz etmeme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Defter ve belgelerin ibrazının, 09.10.2008 tarihli tutanakla istenip, 15 gün süre verilmiş olmasına göre, suç tarihinin 24.10.2008 tarihi olduğu, belirlenen suç tarihine göre, suç tarihinden önce 08.02.2008 tarihinde 5728 sayılı kanunun 276. maddesiyle yapılan değişiklik ile 213 sayılı Yasanın 359/a-2. maddesindeki hapis cezasının alt sınırının 6 aydan 1 yıla çıkartılmış olması karşısında, sanığın eylemine uyan 213 sayılı Yasanın 359/a-2. maddesi gereğince 1 yıl hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden,
temel cezanın suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunmayan değişiklikten önceki 359/a-2. maddesi uyarınca 6 ay olarak tespiti suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; hükmolunan hapis cezasının kanuni sonucu olan, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı da gözetilerek infaz aşamasında uygulanması mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezasının nitelik ve derecesi takdir kılınmış ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 2- Sanık hakkında sahte fatura kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “2004 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu,
suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2016/1879, K. 2016/5640, 16 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama