İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Ceza Dairesi

YARGITAY · 11. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/2627 K.2018/2598

I-Sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Cumhuriyet savcısının, 08.12.2011 tarihinde yokluğunda kurulan hükmü 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın…

Esas2016/2627Karar2018/2598Tarih26 Mart 2018Okuma4 dk · 733 kelime

KÜNYE

11. Ceza Dairesi 2016/2627 E., 2018/2598 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Mart 2018
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Vergi Usul Kanununa muhalefet
Hüküm
Mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

733 kelime·4 dk okuma

I-Sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Cumhuriyet savcısının, 08.12.2011 tarihinde yokluğunda kurulan hükmü 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 310. maddesinde belirlenen “bir aylık“ yasal süresinden sonra 25.01.2012 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin aynı Yasanın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, II-Sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;

1-Sanık hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura düzenlediği ve yasal defter-belgelerini usulüne uygun tebligata rağmen süresi içerisinde vergi incelemesi amacıyla ibraz etmediğinden bahisle açılan kamu davasında; sanığın Edirne ili Uzunköprü ilçesinde hamal olarak çalıştığını, ... ... isimli bir şahsın teklifi ile iş için İstanbul‘a gittiğini, burada görüştüğü kişilerin kendisine 3-4 yıl çalışması gerektiğini söyleyerek sözleşme yapmayı teklif ettiklerini, bu nedenle birtakım belgelere imza attığını, daha sonra adına şirket kurulduğunu öğrendiğini, bununla ilgili olarak Uzunköprü Cumhuriyet Başsavcılığı‘na suç duyurusunda bulunduğunu,

bahse konu şirketle ilgisinin olmadığını beyan ederek suçlamaları kabul etmemesi, dosya içerisinde adı geçen takvim yılında düzenlenmiş herhangi bir fatura aslı yada suretine rastlanılmaması, sahte fatura düzenleme suçunda suçun maddi konusunun fatura olması ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ''Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanun'un Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin,

öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır'' şeklindeki düzenlemeye görede faturaların Vergi Usul Kanunu'nun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi bakımından; sanık tarafından düzenlenen 2010 takvim yılına ait kanaat oluşturacak sayıda fatura aslı ya da onaylı suretinin temin edilip dosya arasına konulması ve incelenerek kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadıklarının tespit edilmesi, sanığın savunmasında belirttiği suç duyurusunun akıbeti araştırılarak,

bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya intikalinin sağlanması, faturaların sanık tarafından düzenlenip düzenlenmediği ve sanığın fiilen şirket yetkilisi olup olmadığının da tespiti bakımından, faturaları kullanan şirket yetkililerinin tanık olarak beyanlarına başvurularak, sanığı tanıyıp tanımadıkları ve suça konu faturaları kimden, hangi hukuki ilişkiye dayanarak aldıkları hususlarının ayrıntılı olarak sorulması,

faturalar ile vergi dairesine sanık adına ibraz edilen diğer belgelerdeki imza ve yazıların sanığa aidiyeti yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,

2-Kabule göre de;

a)Sahte fatura düzenleme suçlarında her takvim yılında işlenen suçların birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu, ancak aynı takvim yılı içerisinde farklı zamanlarda düzenlenen faturaların, bir bütün halinde zincirleme şekilde sahte fatura düzenleme suçunu oluşturacağı, somut olayda 2010 takvim yılında birden fazla sahte fatura düzenlediği iddia ve kabul olunan sanık hakkında, TCK‘nın 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak eksik ceza tayini,

b)Defter ve belge ibraz etmeme suçu yönünden; hükmolunan temel cezanın suç tarihi itibarıyla 5904 sayılı Kanun‘un 23. maddesi ile değişik 213 sayılı Kanun'un 359/a-2. maddesi uyarınca “18 ay“ olduğu gözetilmeyerek, sanık hakkında temel cezanın “1 yıl“ olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,

c)Defter ve belge ibraz etmeme suçu yönünden; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 2008/250-13 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6-c. maddesinde işaret olunan zarar kavramının kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olduğu, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, zarar koşulunun ancak zarar suçlarında dikkate alınması gereken bir unsur olduğu, defter ve belge ibraz etmeme suçunda anılan maddenin aradığı anlamda somut bir zarardan söz edilemeyeceği gözetildiğinde;

suç tarihinde engel adli sicil kaydı bulunmayan, hakkında TCK'nın 62. ve 50. maddesi hükümleri uygulanan sanık hakkında, yasanın aradığı objektif ve subjektif şartlar karar yerinde tartışılmadan, “idarenin zararının karşılanmadığından“ bahisle yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

d)Suç tarihinin gerekçeli karar başlığında, defter ve belge ibraz etmemek suçu bakımından sanığın yetkilisi olduğu şirkete ait defter ve belgelerin ibrazı için tebligatın yapıldığı tarihten itibaren 15 günlük sürenin sonu olan “24.11.2010“ tarihi yerine, “2010“ şeklinde eksik yazılması,

e)Sahte fatura düzenlemek suçu yönünden; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

SONUÇ / HÜKÜM

Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 26.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2016/2627, K. 2018/2598, 26 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2016/2627
Karar No
2018/2598
Tarih
26 Mart 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/2634 K.2018/2588
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/2645 K.2018/2794
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/2648 K.2018/2853
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2016/2651 K.2018/2356
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/2655 K.2018/2786
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2016/2659 K.2018/3698

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.