KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2016/5717 E., 2016/5867 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Vergi Usul Kanununa Muhalefet
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
423 kelime·2 dk okuma
19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle Tebligat Kanununun 10. maddesinde “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir.
(Ek fıkra: 11.01.2011-6099 S.K./3.mad.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligatın buraya yapılacağı aynı Kanunun 21/2. maddesine göre (Ek Fıkra: 11.01.2011 - 6099 S.K./5. mad.) gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı,
o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” hükümleri gözetildiğinde,
Yoklukta verilen kararın, sanığın merniste kayıtlı olduğu tespit edilen adresine tebliğe çıkarıldığı, sanığın adresinden taşındığından bahisle Tebligat Yasasının 21/2. maddesine göre 02.05.2013 günü tebligat yapıldığı belirtilmiş ise de, tebliğ evrakının o yerin muhtarına teslim edildiğini ihtiva eden ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığına dair herhangi bir şerhin tebligat parçasında yer almaması nedeniyle Tebligat Yasasının 21. maddesine göre yapılan tebligat usulsüz olup 17.11.2014 havale tarihli temyizin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü;
1-Sanığın, 2009 ve 2010 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçunu işlediğinin iddia olunması, sahte fatura düzenleme suçunda suçun maddi konusunun fatura olması ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ''Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanun'un Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır'' şeklindeki düzenlemeye göre faturaların Vergi Usul Kanunu'nun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi karşısında,
anılan yıllara ait fatura ayrıntılarının Vergi Dairesi'nden sorularak her takvim yılı için kanaat oluşturacak sayıda fatura aslı ya da onaylı suretinin istenerek dosya arasında bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi, yasaya aykırı
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2016/5717, K. 2016/5867, 23 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama