KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2016/653 E., 2018/3494 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
413 kelime·2 dk okuma
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18/06/2013 gün ve 2012/15-1351 Esas ve 2013/328 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, kanun koyucu, cezanın kişiselleştirilmesinin sağlanması bakımından hâkime somut olayın özellikleri ve işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı bir şekilde gerekçesini de göstererek alt ve üst sınır arasında temel cezayı belirleme yetki ve görevini yüklemiştir.
Ancak, hâkimin temel cezayı belirlerken dayandığı gerekçe, bu düzenlemelere uygun olarak; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik ile dosya içeriğine yansıyan bilgi ve belgelerin isabetli biçimde değerlendirildiğini gösterir biçimde yasal ve yeterli olmalıdır.
Sanığın mağdura ait nüfus cüzdanına kendi fotoğrafını yapıştırmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia olunduğu olayda; somut olayın özellikleri gözetilerek TCK'nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde alt ve üst sınırlar arasında bir belirleme yapılması gerekirken, TCK'nın 61. maddesinde sayılan cezanın bireyselleştirilmesindeki ölçütler somutlaştırılmadan ve bu ölçütler dışında "olayın meydana geliş şekli, belgenin niteliği ve sayısı, sanığın sabıka kaydının, sanığın suç işlemekteki eğilimi, sanığın saik ve amacı,
sanığın halen ceza evinde olması" gibi hak ve nesafet kuralları ve orantılılık ilkesine aykırı gerekçelerle temel cezanın üst sınıra yakın olarak tayini,
2-Kabule göre de;
a)Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.06.2013 gün 2013/8-151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği cihetle.
Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2002/979 Esas, 2003/260 Karar sayılı ilamının henüz kesinleşmediği bu sebeple tekerrüre esas alınamayacağı, ancak sanığın sabıka kaydında yer alan ve daha ağır cezayı içeren Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26.04.2002 tarihli ilamına ilişkin karar örneğinin kesinleşme ve infaz tarihiyle birlikte getirtilerek sonucuna göre mükerrir olup olmadığının saptanması gerektiği gözetilmeden, daha az cezayı içeren ve kesinleşmeyen Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2002/979 Esas, 2003/260 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınarak hüküm kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2016/653, K. 2018/3494, 12 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama