KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2016/8783 E., 2019/1457 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 213 sayılı yasaya muhalefet
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Katılan kurum vekilinin temyizinin hükmün tamamına yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-07.07.2012 suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 03.07.2009 tarih ve 27277 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5904 sayılı Kanun‘un 23. maddesi gereğince “defter ve belge ibraz etmemek” suçunun cezasının alt sınırının “18 ay” hapis cezası olduğu gözetilmeden, sanık hakkında temel ceza tayin olunurken alt sınırdan ceza verildiği belirtildiği halde "2 yıl" üzerinden uygulama yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
2-5271 sayılı CMK'nin 5728 sayılı Kanunla değişik 231/5. maddesi uyarınca, hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir.
Somut olayda defter ve belgeleri ibraz etmeme suçu neticesinde oluşan herhangi bir somut maddi zarar olmadığı, adli sicil kaydına göre engel mahkûmiyeti bulunmayan ve takdiri indirim uygulanarak cezası ertelenen sanık hakkında, “...oluşan kamu zararı giderilmediğinden...” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2016/8783, K. 2019/1457, 14 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama