KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2016/9289 E., 2016/7756 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2016
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Hükümlü
- ...
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2, CMK’nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca; hüküm ve kararlarda, başvurulacak kanun yolu, başvuru yapılacak mercii, başvuru şekli ve süresi ve bu sürenin ne zaman başlayacağının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği cihetle, ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 09.02.2010 gün ve 2010/6-26 ve 18 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükümlünün yokluğunda verilen 21.09.2007 gün 1991/276 Esas, 1994/383 Karar sayılı ek kararda başvuru yapılacak merci, başvuru şekli ve sürenin başlangıcının gösterilmemiş olması nedeniyle uyarlama yargılaması sonucunda verilen ikinci ek karara yönelik temyizin süresinde olduğunun kabulü ile yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre önceki mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece duruşma açılarak önceki hükmolunan ceza ile uygulanması gereken 5237 Sayılı Yasanın ilgili hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2016/9289, K. 2016/7756, 23 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama